Tayfur SAKALLI

Reâyâ dili olarak yaşama gücünü sürdüren halk Türkçesi ise, yalnız Müslüman halk arasında değil, Tanzimat zamanına dek, Müslüman olmayan halkların Müslümanlarla birlikte yaşadığı bölgelerdeki Rum ve Ermeniler arasında bile kullanılıyordu. Hattâ bazı bölgelerde bu Hıristiyanlar, reâyâ Türkçesinden başka dil bilmezlerdi.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tanzimat öncesi Osmanlı İmparatorluğu ırklar, milletler, dinler ve kültürler toplamı bir imparatorluk olduğundan Türk dili ancak "reâyâ dili" olarak yaşardı. Yönetici devlet tabakasına giren kişilerin dili Arapça'dan, Farsça'dan, Rumca'dan, Slav dillerinden gelen zengin, fakat halkın anlamadığı bir dil olarak birkaç yüzyıl boyu ge-liști. Osmanlıca, Hindistan'daki Moğol imparatorluğunun ordu ve saray dili olarak geliştirdiği Urdu dili gibi yapma bir dil oldu.
Alıntı
Tanzimat rejiminin kendisi eski Osmanlı İmparatorluğu'nun merkeziyetçiliğini de aşan bir bürokrasi devleti gerçekleştirme yönünde programlanmıştı. Bu kadar ağır bir uygulama yükünü başarıyla yürütecek bir uzman kadrosu yoktu. Maliyecisi, memuru, subayı, mühendisi, doktoru, iktisatçısı, öğretmeni, hâkimi, savcısı olmayan bir devlet bu yükü kaldıramazdı.
Alıntı
Fransız eğitim bakanı Victor Duruy’un projesine dayanılarak 1869'da Maarif-i Umûmiye Nizamnâmesi yapıldı. Galatasaray Lisesi bunun bir ürünüdür. Böylece modern anlamda bir eğitim kuruluşunun temelleri ilk kez atılmış oluyordu.
Alıntı
Tıp Okulu'nda, Batı'da çok yıllar önce gerçekleşmiş devrimsel bir olay da başarıldı. Batı'da modern çağlara gelen dönemde olduğu gibi, İslâm ortaçağlarında da insan cesetleri üzerinde otopsi yapmak dine aykırı sayılırdı. Tıp Okulu'nda ilk yıllarda öğrenciler balmumundan yapılmış kadavralardan anatomi öğrenirlerdi. 1841 'de Profesör Bernard, öğrencilerin böyle bir yoldan gereği gibi anatomi öğrenemeyeceklerini bildirerek insan kadavralarının kullanılmasına izin çıkarılmasını istedi ve bu izin verildi.
Alıntı