Padişahın karakterindeki üçüncü bir çelişki, yumuşak, zayıf iradeli, saf bir adam olmasına karşın şehzadeliği zamanından beri yaratılan bir efsaneye kendisi de inanarak kendini bir "cihangir" sanmaya başlaması oldu.43 Aydın bir hükümdar gibi gözüktüğü halde bu cihangirlik efsanesine yol açan babası gibi rüyalara, müneccimlere, üfürükçülere inanıyordu. Bir defasında istihareye yatarak, bir defasında kura çekerek sadrazam tayin etmişti. Saraya dolan dervişlerin, şeyhlerin, müneccimlerin beslediği hava içinde, başında bulunduğu sistem türündeki rejimlerde gerekli olan iradeden yoksun olan Selim, kendini bir cihangir sanarak gerçekte sahtekârların oyuncağı olmuştu.