Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ezidiliğin kökeni ve kurucusu bilinmiyor. Çoğu zaman İran'daki Zerdüşt dini, Manicilik, Hıristiyanlık, tasavvuf gibi hem şimdiki hem de geçmişte kalmış din ve inanışlara ait birçok öğeyi barındıran bir tür senkretizm (bağdaştırmacılık) olarak görülen bir din söz konusudur.
922'de zındıklık suçlamasıyla öldürülen Hallac-ı Mansur, Ezidilerin çok saygı duyduğu bir mutasavvıf. Hallac, İslam öğretisindeki "şeytan" düşüncesini de sorgulamıştı. Tavasin adlı eserinde Tanrısal irade ile Tanrısal buyruk arasındaki ikilemi ele aldı.
Ermenilerin Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra bile bazı Ermeniler Hıristiyanlık öncesi inançlarını muhafaza etmişlerdi. Örneğin Mardin yöresinde kısa bir zaman öncesine kadar yaşayan Şemsilerin Ermeni soyundan oldukları kabul edilir.
Bu bölgede birkaç nesil öncesine kadar zidiyken şimdi Müslümanlaşmış büyük bir nüfus bulunuyor. Bunlardan bazıları, geçmişlerini sahiplenerek eski akrabalarıyla iyi geçiniyorlar. Diğerleri, muhafazakâr Müslümanlarla birlikte onları lanetliyor. Belki de Ezidi kalanlar gibi direnç gösteremedikleri için yitirdikleri bu dünyayı yok ederek geçmişin izlerini silmek, yenilgilerini unutmak istiyorlar.