Yemekle sevgi arasında derin bir bağ vardır. Sevgi ihtiyacı hissedilmediğinde ya da bilinçli olarak bastırıldığında, bu boşluk yapay bir açlık duygusuna dönüşür. Kişi yemeye devam edebilir; fakat bu arayış gerçek olmadığı için doyum sağlamaz. Hayatımızı çoğu zaman böyle yanılsamalı ihtiyaçlarla sürdürürüz; hiçbirinin tam olarak karşılanamamasının sebebi de budur.
Sanki vücudum böyle haz verici bir acının yarattığı hisse alışmış gibi. Bu hissin yerini bir kez daha meme uçlarıma iletilen düşük akımlı bir titreşime bıraktığını algılamam zaman alıyor. Parmaklar yine vulvamdan içeri girip klitorisme inanılmaz bir titreşim ileten bir şeyi yaklaştırıyorlar. Çok yakın! Arzu ve panikle donup kalıyorum, hassasiyetim hâd safhada. Titreşimin yoğunluğu yavaş yavaş ama giderek artıyor. Cinsel kaygılarım nedeniyle birden üzerimden bir ter boşanıyor. Parmaklar benim kalp gibi atan klitorisimden uzaklaşıp vajinamı ve apışaramı keşfe çıkıyor.
Bu anı hafızana kazımanı istiyorum. Bir dakika dur ve içinde ne güzellikler olduğunu keşfet ve bunu özümse. Pembeleşmiş yanakların. O dolgun ve diri memelerin. Sütun gibi bacakların. Arzu ve şehvetle yanıp kavrulan bakışların. Bu sensin, bunu asla unutma; inanılmaz derecede seksi ve şehvetli bir yaratıksın. Hayatımda hiç kimseyi senin kadar arzulamadım. Sözlerinin ne kadar gerçek olduğunu, en az arkamda kabarmış erkekliğinin gücü kadar, derinden hissedebiliyorum.