En büyük problemin ne biliyor musun? Kendi kendine enge oluyorsun. Böyle yaparsan hayattaki en güzel seyleri kaçırırsın. Günün birinde de artık çok geç olur, o zaman da, 'Ah, keşke..' dersin. Sırf cesaret gösteremediğin için. Öyle olsun istemezsin, değil mi?
Saygı göster tanrılara Akhilleus, bana da acı,
ne olur kendi babanı getir aklına,
ben daha acınacak durumdayım ondan, yeryüzünde hiçbir ölümlü katlanmadı benim katlandığıma:
Oğlumu öldürenin eline uzatıyorum yalvaran dudaklarımı.
"Eyvah! Demek tanrılar ölüme çağırıyor beni.
Yiğit Deiphobos'u ben yanımda sanıyordum,
aldattı beni Athene, surların içindeymiş o.
Artık uzakta değil kara ölüm,
ayağımın dibine geldi, kaçamam ondan.
Öteden beri bunu kuruyorlardı demek
Zeus'la oğlu okçu tanrı,
oysa eskiden beni nasıl korurlardı.
Kaderim beni kıskıvrak bağladı işte.
Yine de kıyasıya dövüşmek düşer bana,
bir yiğitlik göstereyim de öyle öleyim,
duysun gelecekteki insanlar bile."
"Hektor, düşmanım, antlaşmadan söz açma bana,
böyle şey olamaz insanla aslan arasında,
nasıl uyuşamazsa kurtla kuzunun gönlü,
durmadan kin beslerler birbirlerine,
bizim de dostluk yapmamız akla sığmaz,
birimiz düşüp kanıyla doyurmadan Ares'i,
o her zora dayanan savaşçıyı doyurmadan
ikimizin arasında anlaşma olmaz.
Bütün yiğitliğini topla şimdi yüreğine,
her zamandan çok sana şimdi gerek
gözüpek bir kargıcı, bir savaşçı olmak.
Sana su anda artık kaçmak da yok,
Pallas Athene alt edecek seni benim kargımla,
bana verdiğin tekmil acıları öde şimdi,
kudurmuş kargınla öldürdüğün dostlarımın acısını öde."
Düş gören bir adam kaçan birini nasıl kovalayamazsa,
Kaçan nasıl kaçamaz, kovalayan da yakalayamazsa,
Akhilleus, Hektor'a öyle yetişemiyordu,
Hektor da kaçıp kurtulamıyordu Akhilleus'tan.