Her dönem yayınlanan araştırmalar bir önceki rapor sonuçlarını çürütüyor! Yumurta, et, tereyağı, tuz ya da tam yağlı süt gibi kimi yiyecekler-içecekler bazen zararlı, bazen faydal oluveriyor! Yıllar geçtikçe uzman kişilerin fikir ve tavsiyeleri sürekli değişiyor. Bu dönemsel kafa karışıklığının nedeni bilimsel gelişmeler mi? Hayır. Çünkü, bugün zararlı olanları dün de söyleyenler vardı. Sesleri hep kesildi. Bugün de aynı katı sansür sürüyor. Ve yine beslenme uzmanları aynı özgüvenle konuşuyor...
"Geçmişe saygınız yok mu?Büyük-büyükannelerinizin düşündüklerine ve inandıklarına?"
"Yoo hayır," dedi. "Neden olsun ki? Hepsi göçüp gitti. Bizden daha az şey biliyorlardı. Zaten onlarin ilerisine geçemezsek, onlara layık değiliz demektir; keza bizden daha öteye geçecek olan çocuklarımıza da layık olamayız."
Annelik özellikleri bütün kültürlerine damga vurmuş olan bu kadınlar "kadınsılık" adını verdiğimiz konuda inanılmaz eksikti. Bu beni "kadın albenisi" diye adlandırmaktan hoşlandığımız özelliklerin aslında hiç de kadınsı olmadığına, bilakis erkekliğin yansımasından ibaret olduğuna çarçabuk ikna etti; bunlar tam da kadınların bizi memnun etmek zorunda kaldıkları için geliştirdikleri özelliklerdi ve kendi büyük hedeflerini yerine getirmeleri noktasında asli bir yere kesinlikle sahip değildi.
Bunların insan olduğuna kuşku yok, ama bizim anlamakta zorlandığımız kısım, sadece kadından gelme bu üstün kadınların bazı eril özellikleri yok etmekle kalmayıp -ki elbette bizim böyle bir şey aradığımız yoktu- kadınlarda asli olduğunu düşündüğümüz birçok özelliği de yok etmiş olmalarıydı. Erkekleri koruyucu ve kollayıcı olarak gören gelenek ortadan kaybolmuştu. Bu gözü pek bakirelerin korkacaklanı bir erkek yoktu ve dolayısıyla korunmaya ihtiyaçları da yoktu.