constant reader

constant reader
@constantreader
Güzel sözlerin insanlar üzerindeki etkisi büyük oluyordu ama bu düşünceleri salonun dışına taşımıyorlardı. Her türlü ayrımcılığı yapan insanlar, konferansta bu güzel sözleri alkışlamakta sakınca görmüyorlardı. Biraz sonra olağan hayatlarına geri döndüklerinde, gene "insana insan olarak bakmayacaklar", her türlü ayrımcılık ve nefreti körükleyeceklerdi. Neden böyle davrandıklarını açıklamak için sık sık "ama" diyeceklerdi. "Doğru ama" diye söze başlayıp, lafta savundukları ilkelere aykırı bütün davranışlarına mazeretler uyduracaklardı.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Noel Ağacı ve Nikah
Sakalını öyle bir hevesle sıvazlıyordu ki, dünyaya önce sakalın geldiğini, sonra da onu okşasın diye adamın yaratıldığını düşünmemek elde değildi.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Neden en iyi insanlar bile sanki hep başkalarından bir şeyler gizler, hep susar? Sözlerinin yel olup gitmeyeceğine emin olduğun zamanlarda bile neden yüreğinden geçenleri dosdoğru söylemezsin? Herkes olduğundan daha ketum görünüyor, sanki hemen dile getirirlerse duygularının zedeleneceğinden korkuyorlar..
Sayfa 47 - Nastyenka·Kitabı okudu
Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?
Sayfa 3·Kitabı okudu
Osman Nuri Koçtürk'ün Barış ve Emperyalizm kitabından alıntı
"Emperyalistler sömürecekleri ülkelerde önce afyonu ve daha sonra da pirinç, buğday ve margarin yağı gibi kaynakları kullanarak, entelektüel gücün gelişeceği sahayı tahrip etmişler ve insanları kendi dertlerinden ve hastalıklarından başka bir şey düşünemeyen yaratıklar haline getirmişlerdir. Besin ve beslenme tarzını kontrol altına alarak toplumu çökertme uygulaması, biyolojik savaşın en etkin metotlarından biri olarak bugün de yürürlüktedir."
Sayfa 303·Kitabı okudu