"Gerçeğin gücü vardır. Eğer hepimiz aynı fikirlerin çekimine kapılıyorsak, belki de bu fikirler gerçek olduğu için böyle yapıyoruzdur.. belki de içimizde yazılıdırlar. Ve gerçeği duyduğumuzda, anlamasak bile, gerçeğin içimizde yankılandığını... bilinçaltımızda titreştiğini hissederiz, Belki de gerçeği öğrenmiyor... zaten içimizde olan bu bilgiyi... hatırlıyor... anımsıyor... farkına varıyoruzdur."
Belki de tüm ruhlara yerleştirilmiş evrensel bir gerçek vardır. Belki de DNA'larımızdaki ortak bir sabit kod gibi, hepimizin içinde aynı hikâye saklıdır. Belki de hikâyelerimizin birbirine benzeyişinin sebebi bu ortaklaşa gerçektir.
Çocuklar bugün bile, yok olan bir şeyi var etmek ümidiyle abrakadabra diye bağırırlar. Elbette bugün artık bu kelimenin oyun tekerlemesi olmadığını unuttuk; kökleri eski Arami gizemciliğine dayanır. Avrah Ka-Dabra, 'konuştuğum sırada yaratıyorum' anlamına gelir.
Doğanın sırlarının ardında, anlaşılmaz, soyut ve açıklanamaz bir şey duruyor. Anlayabileceğimiz her şeyin ötesindeki bu güce hürmet etmek benim dinimdir.
Göremediğimiz ya da anlayamadığımız 'gizemli' güçlerin hala ciddiye alınmadığı karanlık çağlarda yaşıyor olamaz mıyız? Tarih bize bir şey öğrettiyse o da bugün alaya aldığımız garip düşüncelerin bir gün kabul edilen gerçeklere dönüştüğüdür.