İnsanlar neden çocuk sahibi olur? Mutlu olacaklarını sandıkları için mi? Çocuk sahibi olmak mutluluktur öyle mi? Hayır! Çocuksuz mutlu olmayan kişi, çocukla da mutlu olamaz. Bir başka insanın sırtından mutluluk talep etmeye hakkımız yok. Mutluluk her yerdedir. Ancak her yerde mutluluğu bulan kişi bir çocukla da mutlu olabilir.
Hiç durmadan sonsuza dek akıp giden bir sürecin parçasıyız biz. Zaman içinde donmuş evrimin ya da yaratlılışın son noktası değiliz. Bir gelişimiz olduğu gibi bir gidişimiz de olacak. Biz bir sonuç değiliz. Bir son da değiliz. Daha görkemli, daha güçlü, daha güzel bir hedefe doğru yükselmiyoruz. Bir amacımız yok. Önceden belirlenmiş bir kaderin parçası değiliz. Durmaksızın değişen bir sürecin parçasıyız yalnızca. Ölümsüzlük diye bir şey yok: Ne bireyin ölümsüzlüğü var ne türlerin, ne yeryüzünün, ne Güneș'in, ne Günes Sisteminin, ne de galaksilerin. Her seyin bir birleşme süreci, görünürde bir başlangıcı ve şekillenme aşaması var, sonra ortadan kayboluyorlar, ebediyen değişen, ebediyen birbirlerini etkileyen bir süreç içinde, yeni biçimler alarak bir başka yerde ortaya çıkıyorlar.
Kahramanlar her şeyin daha iyiye gideceği kandırmacasına dayanarak, halka mesajlar vermekte kullanılırlar. Böylece, yeni vergiler konmasından tutun da savașa girmeye kadar pek çok meselede, halka seslenirken hep en büyük kahramanın imajı kullanılır. Liderler radikal politik değişiklikleri kabul ettirmek için kahramanlardan medet umduklarında, kahramanı biçimden biçime sokma parodisi bütün gülünçlüğüyle ortaya çıkar. Işimize göre ulusal kahraman Atatürk'ün, George Washington, Lenin ve Hitler'le kayaslandığına tanığız tarihimizde. Her seferinde, Atatürk'ün ve diğer büyük liderlerin imajları bir araya getirildi; aralarındaki benzerlikler gerek akademisyenler, gerek politikacılar tarafından tartıșıldı. Biz bu maskaralığın hem yaratcısı, hem
de seyircisiyiz.
Toplumun temposuna ayak uyduramamak, onun akışını ve sürekli değişen standartlarını yakalayamamak, psikiyatrist için de bizim için de psikolojik sorunların belirtisi saylır. Bu bağlamda, psikiyatriste giden kişi, yeniden yarış pistine çıkmadan önce yağlama servisinde teknik bakım gören bir yarış arabasına benzer. Yarışın kendisi asla sorgulanmaz. Tersine, yarışı sorgulayanlar psikiyatrist tarafından sorgulanırlar.