Size sesleniyorum size ...
Hey dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar! Size sesleniyorum: Hangi tuş daha etkilidir sıcacık bir gülüşten, ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahile vuruşunu? İçinizi ısıtan güneşi gönderebilir misiniz mail arkadaşınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yaşarsınız? Öpüşmek için hangi tuşa basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?.. Yorum: Müşfik Kenter
Duygu ve Düşünce
Öyle bir yarış ki
Öyle bir yarış ki, ne yarış, azizim Öznesiz demek ister: "ben var ya ben..." Bilmediği yok artık, "copy-paste" ustası Hokka değil, sanırsın mürekkep şişesi Dil sürçmesi, 'Ente'nin "t"sini yutmuş "Ene, ene" diye diye dolaşıp durmuş "Lâ"yı amiyane "hadi la" demek sanmış Meğer binişin içine, bir "echeli" saklamış Vardım yokluk mahalline, yele kapılmış "Fena(fillah)", meğerse "çok fena" anlaşılmış "Fîhi Mâ Fîh" ise tekerleme sanılmış Yokun gölgesinde meğer "ene"yi saklamış nefes-kelam.blogspot.com/2026/04/binisin...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını? İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman? Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını? Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında? Koklamak, duymak, dokunmak yok mu yaşam skalanızda? Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?" - Müşfik KENTER
Dijital dünyada "kartpostal estetiği" ile imaj inşâsı
Dijital dünyadaki "kartpostal estetiği" ile harmanlanmış çiçek, böcek ve manzara paylaşımları davranışı, aslında modern iletişimin en klişe ama en güvenli limanlarından biri. Kişinin kendi özgün düşüncelerini üretmek yerine, genelgeçer güzellikler ve "garanti" beğeniler üzerinden bir imaj inşa etme çabasıdır aynı zamanda... Bu durumu birkaç farklı perspektiften inceleyebiliriz: "Estetik Bir Maske" Olarak Görsellik Çiçek, böcek ve manzara paylaşımları çatışmasız alanlardır. Kimse bir gün batımı fotoğrafına itiraz etmez. Bu paylaşımlar risksizdir...Politik, dini veya tartışmalı bir fikir beyan etmekten kaçınarak kişiye "huzurlu ve derinlikli" bir profil çizer. Kullanıcı, bu görsellerle hayatının çok dingin, kaliteli ve doğayla iç içe olduğu mesajını (genellikle gerçeklikten kopuk olsa da) verir. Bir tür algı yönetimidir bu... Copy-Paste Bilgelik (Aforizma Enflasyonu) Özlü sözler paylaşımı, aslında bir tür "entelektüel ödünç alma" halidir. Karmaşık bir konuyu analiz etmek yerine Mevlana, Marcus Aurelius veya anonim bir "kişisel gelişim" cümlesi paylaşmak, kişiye zahmetsiz bir bilgelik havası katar. Bu onaylanma ihtiyacından kaynaklanır. Bu sözler genellikle toplumun genel ahlâk ve motivasyon değerlerine hitap ettiği için hızlı "like" alır. Sosyal medya algoritmaları bu tip etkileşimi sever. Pazarlama mı, Yoksa Var Olma Çabası mı? Buradaki asıl mesele "kendini pazarlama" kısmındaki samimiyetsizliktir. Eğer bu paylaşımlar kişinin işiyle veya gerçek karakteriyle bağdaşmıyorsa, ortaya "jenerik bir profil" çıkar. Herkes aynı gün batımını paylaşıp aynı sözü altına eklediğinde, özgünlük kaybolur ve bu durum bir süre sonra takipçide "takip etmeme" (unfollow) isteği uyandırır ve dijital gürültü olarak rahatsızlık yaratır. Derinlikten yoksun, sürekli "akışta kal",
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç vaktiniz yok! “Fast live”, “fast food”, “fast music”, “fast love”... Dikte ettirilen “yükselen değerler”, “in” ler, “out” lar... Buna benzer bir odada, şanslıysanız, gökyüzünü görebilen bir pencere altında bitecek hepsi Hey dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar! Size sesleniyorum: Hangi tuş daha etkilidir sıcacık bir gülüşten, ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahile vuruşunu? İçinizi ısıtan güneşi gönderebilir misiniz mail arkadaşınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yaşarsınız? Öpüşmek için hangi tuşa basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?.. Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler; Neden görmezsiniz bir akasyanın tomurcuklandığını? Ve ıslak toprak kokusu var mıdır kitaplarınızın arasında? Koklamak, duymak, dokunmak yok mu yaşam skalanızda?.. Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu niye olmuyorsunuz? Hayat ıskalamayı affetmez… Keşkelerle, tühlerle baş başa kalmadan önce…
Karaktetini ve stilini copy paste yaşayanlara;
Benzemek marifet sanılıyor bu çağda. Oysa benzemek kolay, kendin olmak cesaret ister. Cesareti olmayan, başkasının gölgesinde ve profilinde şekil arar. Bazı insanlar ne yapsalar eğreti durur; çünkü ruhsuz şeyler hep sırıtır. Vesselam.. ✍️
Düşünce