"Ah, bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendini beğeniş.Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizim de "mutlaka" isteyecek bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar."
"Evet, sade eğlenceler. Fakat değil mi ki memnun oluyorlar, pekâlâ.Keşke ben de onların içinde doğsaydım, keşke ben de bir gün parmaklarımda, avuçlarımın içinde hurma gibi kınalar!Her ne ise, başka bahse geçelim."
"Mesela bir kadın, ağır bir gelinlik elbisesini on sene, yirmi sene, her düğünde giyiyor, sonra onu yine tertemiz kendi arasında göl kızına giydiriyor. Eğlenceleri çok sade.Çalgıları, armonika çalan bir ihtiyar Ermeni kadını ki küçük bir kumaş parçası, diğimiz dünya birkaç para ile memnun oluyor."