eylül zehra.

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 00:24
yazarın notunu bırakmak istiyorum sadece. - merhaba. baştan başladınız, çok etkileyici. ben genellikle ortadan başlarım ve önsözleri hiç okumam. bir kitap yapmış olmam şaşırtıcı çünkü kitap okuma konusunda iyi değilim. işin doğrusu hep resim olsun istiyorum, bir ada gibiler, sözcüklerin denizinde onlara sığınabiliriz. bu kitap herkes için, yediden yetmişe -bazen kendimi her ikisi gibi hissediyorum. dilediğiniz yerde, dilediğiniz zaman içine dalacağınız bir kitap olsun istiyorum. istiyorsanız ortasından başlayın. sayfalarına yazın. köşelerini kıvırın, okunduğu anlaşılsın. çizimler çoğunlukla bir çocuğu, bir köstebeği, bir tilkiyi ve bir atı konu alıyor. onlarla ilgili birkaç şey anlatacağım size -ama eminim benim görmediğim şeyler göreceksiniz burada, o yüzden hızlı geçiyorum. köstebek ilk ortaya çıktığında çocuk yalnızlık çekiyor. vahşi doğaya bakarak birlikte zaman geçiriyorlar. bence vahşi doğa biraz hayat gibi -bazen korkutucu olabiliyor ama güzel. dolaşırlarken tilkiyle karşılaşıyorlar. eğer bir köstebekseniz, bir tilkiyle karşılaşmak sizin için asla kolay olmayacaktır. çocuğun kafasında bir sürü soru var. köstebekse durmadan pasta istiyor. tilki genellikle sessiz ve hayat onu incittiği için temkinli. at, hepsinin karşılaştığı en büyük, aynı zamanda da en yumuşak huylu şey. bizim gibi onlarda birbirlerinden farklı, hepsinin kendine özgü zayıflıkları var. kendimi dördünde de görebiliyorum, belki siz de göreceksiniz. maceraları baharda, bir an kar yağarken öbür an güneşin çıktığı bir zamanda geçiyor, hayat da biraz böyle - bir anda değişebiliyor. umarım bu kitap sizi belki de daha cesurca yaşamaya, kendinize ve başkalarına daha iyi davranmaya yönlendirir. ihtiyacınız olduğunda da yardım istemeye cesaretlendirir -her zaman cesaret isteyen bir şeydir
Çocuk, Köstebek, Tilki ve AtCharlie Mackesy · Mundi Yayınevi · 20215,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 12:24
inceleme yazmayı hiç beceremiyorum ama tutamadım kendimi. çok keşfedilmemiş kitapları okumayı da çok seviyorum, popüler olanlardan daha çok keyif veriyor. kitap gerçek bir yaşam öyküsü daha doğrusu dramatik aşk öyküsünü anlatıyor. 12. yüzyılda bu dünyadan gelip geçmiş iki kişi. böyle çok çok geçmiş zamanlarda yaşayıp da onlara dair izleri okuyabilmek inanılmaz bir zevk veriyor bana. 8 puan verdim çünkü sevmediğim birkaç kısmı oldu, kitap bile olsa bazen dört dörtlük olamıyor, neticede beşeri bunlar da. spoiler vermemeye çalışarak söyleyeyim, iki karakterimiz var, biri Abelard diğeri Heloise. 1116 yılında Abelard 37, Heloise 17 yaşında (çevirmen ise Abelard’ın 40, Heloise’nin 22 olduğunu söylüyor) tanışıyorlar. açıkçası yaş farkının bu kadar çok olması pek hoşuma gitmedi ama hayatta böyle gerçekler var. sonrasında birtakım şeyler yaşanıyor ve 1119’da bunlar birbirinden uzaklaşmak zorunda kalıyor. biri manastıra kapanıyor biri rahibe oluyor. yıllar sonra 1132’de bir şekilde mektuplaşmaya başlıyorlar ve günümüze kadar 7 tane mektup ulaşıyor. kitabın yazarı Ronald Duncan kendince yorumlayarak (orjinal mektuplara dokunmuyor) bu mektupları tiyatro şeklinde kaleme alıyor (aslında sadece mektupları yazmış diyebiliriz) ama ek olarak 7 mektubu, Abelard ve Helosie’ye uygun olacak şekilde kendince 12’ye tamamlıyor ve kitapta da bu 12 mektup yer alıyor. ama ben 7’den sonraki yazarın yazdığı mektupları beğenmedim. çünkü yazan kişi Abelard ya da Heloise değildi. ne kadar okumuş, üstünde düşünmüş olsa da onların hissettirdiği gibi hissettiremezdi zaten. o yüzden sadece o 7 mektubu yazıp bıraksaydı daha tatlı olabilirdi. kitabın bitişini o yüzden sevemedim. 1142’de Abelard (63), 1164’te Heloise (63) ölüyor (çevirmen 61 yaşlarında olduklarını söylüyor) ve 1817’de Paris’in ünlü Pere Lachaise
Abelard ve Heloise: MektuplarRonald Duncan · Mitos Boyut Yayınları · 20022,911 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 02:52
bu bir yolculuk hikâyesi şiirle sağ kalma yolculuğu yirmi bir yıllık kan, ter, gözyaşı avuçlarının içindeki yüreğim bir sancıma bir sevme bir kırılma bir sağalma -kitap hakknda kendimce çok kitap okuyan biriyim, bir kaçış yolu olarak gördüğüm için sürekli okuduğumu biliyorum. ama bu kitabı okumaya başladığımda ‘bana dair bir kitap’ arayışı içinde olduğumu anladım. ilk okumaya başladığımdan itibaren aklımdan geçen şey şuydu: bir kitap yazıyor olsaydım bu kitabı yazardım. bazı yerleri dışında elbette. gerçeği şeffaf bir şekilde dile getirişi, kadınlara olan desteği -ki çiçek gibi hissediyorsunuz belki de-, aşk ve sevgiye olan kısmı hakkında pek yorumum yok çünkü daha önce çok sevdim diyebileceğim biri olmadı, o yüzden eğer bir gün seversem bu kısımları tekrar okumak için geri geleceğim ki aşk acısı için ideal kısımları vardı. uzun süre sonra çok sevdim diyebileceğim bir kitap okudum, sanırım neler yaşadığını da okudukça öğreniyoruz o yazarın. bence okunmaya değer. çok fazla bir şey de söylememe gerek yok galiba, sadece yazarın kitabın sonunda okura yazdığı son kısmı paylaşıp öyle bitireyim: yüreğimi ellerine alıp sonuna kadar geldin. teşekkür ederim. buraya kadar sağ salim geldiğin için. en kırılgan parçama böyle şefkat gösterdiğin için. otur soluklan. yorgun düşmüşsündür. bırak ellerini öpeyim. gözlerini. tatlı bir şeye hasrettir onlar şimdi. bütün balımı gönderiyorum sana. sen olmasaydın ben bir hiçtim, hiçbir yere gelemezdim. hep olmak istediğim ama olmaya korktuğum o kadın olmama yardım ettin sen. nasıl bir mucize olduğundan haberin var mı? ne güzeldi ve hep ne güzel olacak. önünde diz çöküyorum. teşekkürlerimi sunuyorum. gözlerine sevgilerimi gönderiyorum. gözlerin insanların içindeki iyiliği görsün hep. için hep iyilik olsun. birbirimizi hep böyle görelim.
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
3/10
·143 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 21:35
beklentimin altında bir kitap olduğu için üzgün hissediyorum biraz kendimi. son hikayesinde dayanamayıp hızlıca geçerek bitirdim açıkçası kitabı. kitabın isminden beğeneceğimi düşünmüştüm ama beklediğim gibi olmadı. paylaştığım alıntılarını severek paylaştım ve belki de tek sevdiğim kısımları o alıntı kısımları. ergenlik çağındaki erkek çocuklarının yaşamlarından bahsediyor kurgulanmış farklı hikayelerde. günlük yaşantıda gelişen olayları hatta bir erkek olarak yazarın da ergenlikte erkeklerin neler yaşadığını biliyor olmasının da etkisiyle açık bir dille birçok şey dile getirilmiş. farklı hikayelerdi ama hep belli konular temel alınarak yazılmış hepsi. her hikaye sonunda kaybeden çocuklar oluyor, çocuklar kaybettiği için de erken kaybedenler denmiş büyük ihtimalle. bu yönden kitap ismiyle uyuşuyor ve sevilmeyen kısımları hariç tutarsak kitaba da yakışan bir isim. ama genel olarak hiç sevemedim ve çocukların hep kadını cinsel obje olarak görmüş olması hoşuma gitmedi. fazla yaş farkı olmasına rağmen çocukların ilgisi hep böyle şeylerdeydi. bilemiyorum ama her çocuk böyle değil dünyamızda. gerçekten daha masum ve temiz düşünebilen çocuklarımız da var ki bunlar da erkenden kaybedebiliyor. :)
Erken KaybedenlerEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 202111,4bin okunma
10/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 00:51
buraya sadece şairin notunu bırakmak istiyorum. “benim ülküm, beşeri ilkeleri aşan cihanşümul bir sevdadır. bu ülkü aklına esenin yazamayacağı, sınırlarını politikacıların çizemeyeceği bir ülküdür. farklı düşünenler olabilir. farklı ülküler peşinden giden olabilir. hiç kimsenin, hiç kimseyi farklı düşündüğünden dolayı kendi çığırından yürümeye zorlaması akıl alır şey değil. ideallere (ülkülere), ipotek koyanlar ve o ipoteğin ilelebet sürmesini isteyenler, hepinize sesleniyorum: ülkünüz nerede başlar, nerede biter? muhtevasında bulunan güzelliklerle çirkinlikleri ayırt etmeden sahiplenmek nasıl bir ülküdür? insanları ne güzelliklerinden kovmaya, ne de çirkinliklere bekçi yapmaya hakkınız vardır. ben kendi ülkümün işaretlerini koordinatlarıyla birlikte şiirleştirip sunuyorum. yeminim var, başka türlüsüne talip değilim… yüreklerde kök bağlayıp yaşayan bir güzel ülküdür gönül verdiğim. ezelden ebede müjde taşıyan bir güzel ülküdür gönül verdiğim. Yesi’deki kutsal aşkın mayası Malazgirt'te Alparslan'ın rüyası Söğüt'teki has kilimin boyası bir güzel ülküdür gönül verdiğim. Yunus’layım "et-kemiğe bürünen" Selim ruhta, Yavuz serdar görünen Şems misali cümle kirden arınan bir güzel ülküdür gönül verdiğim. bedenlerde Koç Köroğlu yüreği depreştikçe yakın eyler ırağı îman kalesinin bayrak direği bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Akıl Karaya VurduAbdurrahim Karakoç · Ocak Yayınları · 19971,702 okunma