"Sevginin ve Şiddetin Kaynağı - İyinin ve Kötünün Arasında İnsan Kalbi" bugünlerde ülkece dehşet içinde izlediğimiz okullardaki silahlı saldırı olaylarının yarattığı gündemde daha anlamlı hale geldiğini düşündüğüm çok önemli bir eser.
Kitapta herkesin okuması ve üzerine düşünmesi gereken önemli tespitler ve analizler var. Şiddet insanın doğasında iyiliği bastıracak kadar güçlü bir duygu mu?
Fromm, şiddeti tek bir kalıba sokmuyor, onu kökenlerine ve bilinçdışı dürtülere göre farklı biçimlere ayırıyor.
Bunlardan "Ödünleyici Şiddeti" en tehlikeli türlerden biri olarak kabul ediyor. Fromm'a göre, bu kişinin güçsüzlük ve etkisiz kalma duygusunu aşmak için kullandığı şiddet türü. Fromm, yaratma kapasitesi olmayan insan, bir yaratık olmanın edilgenliğinden kurtulmak için yok etmeye yönelir, "Yaratamayan insan yok etmek ister" görüşünü dile getiriyor.
Fromm özetle şunları savunuyor:
İnsan doğası mutlak olarak iyi veya kötü değildir, o, varoluşsal koşullarında köklenen bir çelişkidir. Kötülük, insanın insanlık dışı bir duruma gerileyerek insan olma yükünden kaçma girişimidir.
Habis narsisizm, kişinin sadece kendine ait olanı değerli, dış dünyayı ise tehditkar veya değersiz görmesine yol açarak savaşı ve grup içi nefreti körükleyen bir etkendir.
Şiddet kişinin yaratma kapasitesinin yokluğundan doğar. İnsan, bir nesne olmaktan kurtulup dünyada bir iz bırakmak ister, eğer sevgi ve yaratıcılıkla bunu yapamazsa, yok ederek ve acı çektirerek varlığını kanıtlamaya çalışır.
Fromm, bireysel şiddeti, biyolojik bir zorunluluktan ziyade insanın varoluşsal sorunlarına verdiği hatalı cevaplar olarak tanımlıyor. Yazara göre, insan, hayatı sevme kapasitesini geliştiremediğinde, çaresizliğini şiddetle telafi etmeye yönelir.