Sevgili kitap dostlarım ben bugüne kadar hiç sadece kitap arka kapak paylaşımı yapıp kitap yorumumu bırakmadım. Ama bugün öyle bir eser paylaşıyorum ki inanın sadece söylemek istediğim kesinlikle herkesin okuması, okutması gereken bir kaynak diyebilirim. Kaynak diyorum çünkü tüm belgeleri, fotoğrafları, notları ile tarihin bir bölümüne ışık tutacak bugüne kadar kafalardaki soru işaretlerini yok edecek satırlar gizli bu eserde. Kendi adıma gerçekten tüylerim diken diken olarak, gözlerim dolarak okudum çoğu satırı. Atatürk'e olan özlem sevgi hasret minnet saygı her satırda dahada arttı. Ben buraya arka kapak yazısını bırakıyorum bu seferlik çünkü bu kitap yoruma açık değil bence zaten herşey ortada.
"Bu kitapta Atatürk’ün son hastalığında görev alan tüm doktorlar ve aramızdan ayrılışına kadar olan tüm anlara, belgelere ve anılara kronolojik olarak tanıklık edeceksiniz...
Öyle ki o süreçte yurtdışından gelen ve bugüne değin sadece iki satırla anılan “çok özellikli” (!) doktorların geçmişte ve gelecekte nelerle uğraştıklarını ve başlarına neler geldiğini okuyacaksınız.
Hele bir doktor var ki Hitler’in gözünü kan bürüdüğü yıllarda (1933-1944) yaptığı ölümcül deneylerle adından söz ettirmiş ve ne tesadüftür ki “ölümlerinden kısa süre önce” sırasıyla Romanya Kraliçesi Marie, Asrın Lideri Atatürk, Yunan Başbakanı Metaksas ve Bulgar Kralı Boris’in teşhis, muayene ve tedavisinde bulunmuştur.
Bir hekim düşünün ki kütüphaneden kitap, meslektaşlarının laboratuvarlarından testis çalsın, hastalarının yüzüne tükürsün, ölen kızına evinde otopsi yapsın. Ve daha nice ahlak yoksunu davranışlar, akıllara zarar verecek anekdotlar.
Peki böyle bir doktoru Atatürk'ün tedavisi için kim çağırdı, o doktor ile Asrın Lideri arasında neler yaşandı?
Tüm bunların ayrıntılarını belgelerde öğrenme