ceren

ceren
İstanbul
Ankara
85 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Algernon’a Çiçekler – İnsan Olmanın Acı ve Güzel Hikâyesi
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 01:17
Bazı kitaplar okunur, bazıları ise insanın içine yerleşir. Algernon’a Çiçekler benim için ikinci gruba giren nadir eserlerden biri oldu. Kitabı bitirdiğimde elimde sadece hüzünlü bir hikâye değil,
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,2bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Farklı Bir Gözden Fazla Edebi Bir Hamlet Hikayesi
Hamnet hakkında çok övgü duyarak başladığım bir kitaptı ama ne yazık ki benim için beklentilerin oldukça altında kaldı. Romanın dili özenli ve edebi olsa da, bu özen çoğu zaman hikâyenin önüne geçmiş gibi hissettirdi. Sayfalar boyunca etkileyici betimlemeler okudum ama olayların içine giremedim, karakterlerle güçlü bir bağ kuramadım. En büyük sorunum kitabın temposuydu. Yas, kayıp ve aile ilişkileri gibi güçlü temalar etrafında dolaşmasına rağmen anlatı benim için bir türlü ivme kazanmadı. Merak duygusunu canlı tutacak bir akış bulamadığım için birçok bölümde hikâyeyi takip etmekten çok sabretmeye çalıştığımı hissettim. Romanın duygusal ağırlığına rağmen bende beklenen etkiyi yaratmamasının nedeni de buydu sanırım. Acıyı anlatıyor ama bana hissettiremiyordu. Karakterlerin yaşadığı kaybı anlamama rağmen o kaybın içine çekilemedim. Kitap bittiğinde aklımda kalan şey güçlü bir hikâyeden çok, uzun ve yavaş bir anlatım deneyimi oldu. Belki sakin ve şiirsel metinleri seven okurlar için etkileyici bir eser olabilir; ancak ben bir romanın sadece güzel yazılmış olmasının yeterli olmadığını düşünüyorum. Benim için Hamnet, edebi diliyle takdir ettiğim ama okurken keyif almadığım ve bir türlü sürüklenemediğim kitaplardan biri olarak kaldı. Bu sebeple şimdilik yarım bıraktım belki daha sonra tekrar bir şans verebilirim.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,2bin okunma
Ekonomiye Giriş 101
4/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 21:47
Para Gürültüsü benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Kitabın toplumsal eleştirisi ve para kavramı etrafında kurmaya çalıştığı düşünsel zemin ilgi çekici görünse de, anlatım biçimiyle bir türlü bağ kuramadım. Karakterler bana yeterince derinleşmemiş geldiği için onların hikâyesine dahil olmakta zorlandım. En çok zorlandığım nokta ise metnin dağınık yapısı oldu. Kitap boyunca bir romanın akışına kapılmak yerine, birbirine gevşek bağlarla tutunan düşüncelerin arasında dolaşıyormuşum hissine kapıldım. Bu nedenle sayfaları merakla çevirmek yerine, kitabı bitirme motivasyonuyla okumaya devam ettim. Latife Tekin'in dili kuşkusuz kendine özgü; ancak bu kez o dil benim için etkileyici olmaktan çok yorucu oldu. Kitap bittiğinde zihnimde güçlü bir karakter, unutulmaz bir sahne ya da çarpıcı bir duygu kalmadı. Geriye yalnızca anlatmak istediği fikirlerden çok, anlatım biçimiyle arama giren bir mesafe hissi kaldı. Belki başka bir okur bu metinde derinlik ve şiirsellik bulabilir; fakat benim için Para Gürültüsü, verdiği sözleri tam olarak yerine getiremeyen, okurken sürekli dışarıda kaldığımı hissettiğim bir kitaptı.
Para GürültüsüLatife Tekin · Can Yayınları · 2026141 okunma
Günlük mü Roman mı?
6/10
·208 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 14:57
Bahçıvan ve Ölüm bende beklediğim etkiyi tam olarak yaratmadı. Kitabın merkezinde ölüm, yas ve insanın faniliği gibi evrensel temalar olsa da, anlatı zaman zaman bu temaların önüne geçen kişisel anılarla dolup taşıyor. Bir roman ya da edebi deneme okumaktan çok, yazarın özel defterine göz atıyormuş hissine kapıldım. Elbette samimiyet kitabın güçlü yanlarından biri; ancak bazı bölümlerde yazarın kendi yaşamına dair ayrıntılar, okurun hikâyeyle kuracağı bağı güçlendirmek yerine zayıflatıyor. Anılar, düşünceler ve çağrışımlar arasında dolaşırken anlatı bütünlüğü yer yer kayboluyor. Bu nedenle kitap, kimi zaman edebi bir eser olmaktan çok kişisel bir günlük izlenimi veriyor. Yine de kitabın belki de en beğenilen tarafı ölüm karşısındaki çaresizliği süssüz ve dürüst bir dille aktarabilmesi. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey olaylar değil, bir insanın kaybı anlamlandırmaya çalışırken tuttuğu uzun ve içten notlar oldu.Bir romandan çok kişisel bir anı kitabı gibi bakarsanız belki daha çok seversiniz.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,1bin okunma
Bir Küçük Gurur Meselesi
8/10
·88 syf.··
2026 10. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 13:28
Aziz Bey Hadisesi, görünüşte bir adamın hayat hikâyesini anlatırken aslında insanın kendi seçimlerinin ve gururunun bedelini nasıl ödediğini sorgulayan çok katmanlı bir roman. Kitabın en etkileyici yanı, Aziz Bey’in trajedisini büyük felaketlerle değil; zamanında söylenmeyen sözler, ertelenen duygular ve geri alınamayan kararlarla kurması. Ayfer Tunç, karakterini yargılamadan anlatıyor. Aziz Bey ne tamamen haklı ne de tamamen haksız; bu yüzden gerçek. Okur, onun kibriyle öfkelenirken yalnızlığına üzülüyor, yaptığı hataları görürken içindeki kırgın çocuğu da hissediyor. Roman boyunca en çok hissedilen duygu ise geç kalmışlık. Çünkü bazı kayıpların telafisi yok ve hayat bazen insanı en çok kendi inatlarıyla cezalandırıyor. Kitap bittiğinde geriye sadece Aziz Bey’in hikâyesi kalmıyor; insanın yıllarca taşıdığı kırgınlıkların onu nasıl yavaş yavaş yalnızlaştırdığına dair buruk bir farkındalık da kalıyor. Bu yönüyle Aziz Bey Hadisesi, sessiz ama sarsıcı bir roman; okunduktan sonra uzun süre zihinde yankılanan bir hüzün bırakıyor. Kitaptan kitabı en güzel anlatan cümle ise şöyle; “Bazı hayatlar büyük hatalarla değil, zamanında söylenemeyen birkaç cümleyle dağılır.” İşte Aziz Bey Hadisesi bunun en hüzünlü örneklerinden biri.
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,5bin okunma