Görünen o ki her iki erkekten biri şiir ya da sone yazabilirken neden hiçbir kadının edebiyatın o olağanüstü türünde tek bir kelime bile yazmadığı bugüne dek açıklanamamış bir bilmecedir. Kadınlar nasıl koşullarda yaşadılar, diye kendime sordum.
On altıncı yüz yılda büyük bir yeteneği olan her kadın er geç delirirdi, kendini vururdu ya da köyün dışındaki ıssız bir kulübede son günlerini yaşardı. Yarı cadı yarı büyücü kabul edilir, kendisinden korkulur ve alaylara maruz kalırdı.