Sığırları,besili koyunları yakalar getirirsin,üç ayakları kızıl yeleli atları satın alırsın,ama ne savaşla geri gelir ne de parayla,dişlerin arasından bir çıktı mı canın.
Ahırda günlerce arpayla beslenmiş bir at nasıl ipini koparır da dörtnala koşarsa ovaya,güzel akan ırmakta yıkanmadan edemez hani,kurumludur,başı diktir,omuzlarına dökülmüştür yelesi,diyecek yoktur çalımına,çayırlara götürür onu
çabucak dizleri.
Gerçekten de görünüşte kazara gerçekleşmiş olan sakarca hareketlerin pek çoğu için bu yargıyı kabul etmemiz gerektiği inancındayım. Doğru, tıpkı bir spastik-ataktik hareket gibi şiddetli ve fırtınalı bir şeymiş gibi görünüyorlar fakat bir niyet tarafından yönlendirildikleri ortaya çıkıyor ve amaçlarına da genellikle bilinçli ve istemli eylemlerimizin ulaşabileceklerine güvenemeyeceğimiz bir kesinlikle ulaşmayı da başarıyorlar.