Antropologlar birer sosyal bilimcidir. Laboratuvarda değil, sokaklarda, insanların evlerinde, sınıflarda ya da insanların zamanlarını geçirdiği ve kendi gündelik hayatlarını sürdürdüğü herhangi bir yerde çalışma yürütürler. Toplumsal dünyanın dinamik doğası nedeniyle kendi çevrelerine uyum sağlamak konusunda yeteneklidirler. Bütün bunlar, alan çalışmasının keyifleri ve hayal kırıklıklarının birer parçasıdır.
Yağmaların yerini vergilendirme sistemi almıştı ve artık tüm seçkin insanlar, ‘kulakları olmayan’ merkezin geniş karnı, yani devletin obur midesi için çalışıyordu.
Kültür bir anlam sistemidir; bir eylemin tasarlanması ve genellikle o eylemi paylaşan insanlar açısından bilinçsiz, kesin gözüyle bakılan bir gerçeklik olması üzerinden değer standartları sağlar. Yeni bir şehri ya da ülkeyi deneyimlemek, yeni insanlarla tanışmak ya da yeni bir şeyler yapmayı denemek bir şey, kişinin bu deneyimleri ve bulguları, başkaları tarafından anlamlandırılması adına nasıl yorumlayacağı ya da idare edeceği bir başka şeydir.