Mikail Çetinkaya

Mikail Çetinkaya
@cuhay
Tarih sever, okur, arada yazar çoğunlukla anlatır ve anlatırken tekrar yaşar... ;)
ÜÜ Önlisans (Eczane Tekniker) İÜ Lisans (Tarih) henüz okuyoruz, sürekli okuyoruz :)
İstanbul Samsun
Fatih
24 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
" Evet, ben düşüncelerinizi ve imanınızı sarmış bu ateşi size haber vermeye geldim. Dininizin, imanınızın ve mezhebinizin neden paramparça olup dağıldığını, onu neden muhafaza edip koruyamadığınızı haber vermeye geldim. Neden her an zayıflamakta, gün geçtikçe yanlızlaşmakta ve günbegün sayınız azalmakta, neden? Bu çağın ideolojik ve kültürel saldırıları karşısında neden sessiz kalıyor, geri çekiliyor ve kendinizi aciz hissediyorsunuz? Neden bu neslin, bu çağın ıslah olması için dua etmekten başka bir şey gelmiyor aklınıza? Neden başka bir şey yapmıyorsunuz? "
Sayfa 73 - Fecr·Kitabı okudu
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
" Medeniyetler tarihi, din sosyolojisi, dinler tarihi, son iki asrın düşünce hareketleri ve toplumsal devrimler, özellikle üçüncü dünya ülkelerinin sömürüye karşı başkaldırışları ve çağdaş ideolojiler, İslam tarihi, İslam toplumlarında sömürgeciliğin geçmişi, bütün bu sosyal sınıflar arasında yaşanan birçok siyasi, fikri ve toplumsal hareketler ve değişimler... Ben sizden her söylediğimi kabul etmenizi istemiyorum. Şu kadarını bilin yeter: Birincisi, sözünü ettiğin sebeplerden dolayı hem bu konuda konuşmaya hakkım var hem de bu konuda yeterince mütalaaya, uzmanlığa ve bilgiye sahibim. İkincisi, sizin de şahit olduğunuz gibi her türlü maslahatın aksine hiçbir maslahat gözetmeden ve karşılık beklemeden takiyesiz, riyasız ve apaçık bir biçimde fikirlerimi ifade etmekteyim. Öyleyse sadece ve sadece "hakikat" için konuştuğunda şüphe yok. Dolayısıyla fikirlerimin doğru olmasa da niyetim doğrudur ve bunca feryadımın sebebi bu dert ile dertlenmek ve bu sorumluluğu kendi üzerimde hissetmemdir. Kur'ân'ın şu ifadesini uyarak sözlerine kulak verin: " Onlar ki sözü dinler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerini." (39/Zümer Suresi 18). "
Sayfa 71 - Fecr·Kitabı okudu
Felsefe
" Batı kültürü ile yetişen ve çağa hükmeden düşünce akımlarının havasını teneffüs eden ilerici ve yenilikçi aydınların nazarında ise; mazinin kokuşmuş, kof geleneklerinden henüz kendisini koparamamış, irtica esaretinden kurtulamamış marjinal bir kişi olarak telakki edilir ve bu çevrede de dışlanır... .... Peki, neden böyledir? Neden? "
Sayfa 67 - Fecr·Kitabı okudu
Felsefe
" Oysa diğer ortamda bir kimse Hem bu çağın ilimlerini iyi bildiğini hem iyi eğitim gördüğünü hem günümüzdeki çeşitli akımları iyi bildiğini hem de bu çağın düşünce ve kültürünü yakından tanıdığını ileri sürüp bununla beraber dine, İslam'a ve Şiiliğe inandığını iddia ederse; düşünce alanındaki bütün değerini ve ilmi kişiliğini kaybeder ve gözden düşer.... .... Avrupa’dan gelen bir sosyolog, bir filozof veya bir mütercim, ilerici ve yenilikçi bir aydın olarak tanınmak ve öyle kalmak isterse ne yapması gerektiğini çok iyi bilir. Yenilikçi Aydın grubunun kendisinin ilmi değerini ve sosyal mevkisini koruma ve Kollama sorumluluğunu nasıl elde edeceğini iyi bilir. Modern asrın öncü aydınları kabul edilen J. P. Sart ve Bertolt Brecht gibileri ile yapılmış bir röportajı çevirdi mi, artık onun ismi her zaman için dünyanın sayılı ilerici aydınlara listesine nakşedilir ve evrensel bir kişilik olup çıkar. Fakat bunun yerine kalkıp da dini bir eser yazarsa, bu onun ilk talihsizliği olur. İki tarafı da yaranamaz. Zira Geleneksel dini çevrelerde kitabını dini bir eseri olarak kabul ettirmesi mümkün değil. Bu Şehirde dinden söz eden, din adına konuşabilen biri olarak kabul edilmez. Kitabı okumayan, sözü dinlenmeyen, kendisi tanınmayan, daha ötesi suçlanan, tekfir edilen ve sapık olarak görülen bir kimsedir bu çevrede. "
Sayfa 67 - Fecr·Kitabı okudu
Felsefe
" Ancak Ebuzer'in dediğine bakın:" Evinde yiyecek bir şey olmadığı halde, kılıcını çekip de insanlara saldırmayan kimseye şaşarım!" Burada konuşan bir dindar değil, dindir aslında. İşin gerçeği Ebuzer, dinin insan şekline bürümüş halidir, başka bir şey değil. Çeşitli ideolojilerin etkisinde kalmamıştır. Büyük Fransız inkılabından sonraya ait değildir, aksine Ğifar Kabilesi'ne mensup bir kişidir. " Evinde yiyecek bir şey olmadığı halde, kılıcını çekip insanlara saldırmayana şaşarım!" Ebuzer sadece fakirliğine sebep olana ve onu sömüren kimseye ve kesime kılıç çekmekten söz etmiyor. Aksine halka kılıç çekmekten söz ediyor. Neden? Zira böyle bir toplumda yaşayan herkes, sömürenlerden değilse dahi; fakirliğin olduğu bir toplumda yaşadığı ve buna müdahale etmediği için, o da fakirliğimin ve açlığımın sorumlusudur. Peki, ne kadar sorumludur? Bir sömürgeci ve bir düşman kadar... Yani fakirliği meydana getiren sömürgeciliğin suç ortağıdır. "
Sayfa 59 - Fecr·Kitabı okudu
Felsefe