insan,
kendi içine bakmayı öğrendiği gün
dış dünyayı kaybetmeye başlar.
çünkü her bakış,
bir gerçeği aydınlatırken
başka bir gerçeği karanlıkta bırakır.
ve karanlık dediğin şey,
ışığın yokluğu değil;
fazlalığıdır bazen.
fazla anlam,
fazla hatıra,
fazla düşünce…
bir insan ne kadar çok düşünürse
o kadar az yaşar aslında.
çünkü yaşam,
anlamın başladığı yerde yavaşlar.
kelimeler bu yüzden tehlikelidir:
bir kez söylendi mi
artık geri alınamazlar,
sadece yanlış anlaşılırlar.
bir “evet”
bir ömrü başlatabilir.
bir “hayır”
bir ömrü hiç yaşanmamış hale getirebilir.