6/10
·856 syf.··
2026 17. kitabı
Kalın olmasına rağmen cok hızlı okunuyor. Keşke gerçek tarihi kişiler yerine kendi karakterleriyle yazsaymış çünkü onları büyücu olarak düşünmek cok garipti (daha da garipleşecek) Resimlere emek vermiş. Damien cok cirkin ve cok atarlı. Ayda yılda bir kere görüşüyorlardı ne ara bu kadar aşık oldular anlamadım. Son bölümlerde aşkı falan anlatışı biraz garip geldi herkes hayvan gibi olmak zorunda mı ve Damien gelince ailesini unutuverdi. Olan yine Damien'in ailesine oldu valla.
AnastasiaSophie Lark · Nemesis Kitap · 202437 okunma
9/10
·83 syf.··
2026 86. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:27
Bazı kitaplar insanı ölümle değil, yaşadığını sandığı hayatla yüzleştiriyor. İvan İlyiç’in Ölümü benim için tam olarak böyle bir metindi. Kısa bir kitap olmasına rağmen insanın içine uzun uzun yayılan, okuduktan sonra .Ben gerçekten yaşıyor muyum, yoksa yalnızca düzgün görünen bir hayatı mı sürdürüyorum? diye sorduran bir eser. İvan İlyiç kötü biri değil belki. Hatta toplumun gözünde oldukça doğru bir hayat yaşamış gibi görünüyor: meslek, saygınlık, evlilik, düzen, çevre… Ama Tolstoy’un acımasızlığı da burada başlıyor. Çünkü bazen insan yanlış bir hayatı büyük günahlarla değil, herkesin onayladığı küçük doğrularla kuruyor. İvan’ın ölüm döşeğinde fark ettiği şey de sadece ölecek olması değil; asıl korkunç olan, belki de hiç yaşamamış olması. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de çevresindeki insanların kayıtsızlığıydı. Ölüm herkesin başına gelecek bir şey ama  hikayede sanki yalnızca İvan İlyiç’e ait bir talihsizlikmiş gibi davranıyorlar. Herkes kendi hesabında, kendi rahatında, kendi küçük çıkarında. Buna karşılık Gerasim’in sade merhameti romanın kalbi gibi duruyor. Tolstoy burada büyük laflar etmeden, insanın insana gerçekten nasıl dokunabileceğini gösteriyor. İvan İlyiç’in Ölümü ölüm korkusundan çok, yaşanmamış bir hayatın korkusunu anlatıyor bence. Kısa ama kolay geçilecek bir kitap değil. Çünkü kapağını kapattığınızda soru hâlâ orada kalıyor: Her şey için geç olmadan, kendi hayatımıza gerçekten bakabilecek miyiz? Okuyanlara keyifli okumalar.
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·308 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:42
#KitapYorum #KuzgunYemini #KamuranElagöz #EdebiyatistYayınları #Papatyakitaplığı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Edebiyatist Yayınları'ndan çıkan, Kamuran Elagöz'e ait, "KUZGUN YEMİNİ" isimli polisiye romanı tanıtmaya çalışacağım. Bazı kitaplar bitmez. İsteseniz de hayatın devamı gibi o arka planda kendi kendini yazmaya devam eder. Çünkü gerçek duygular, doğrular, vicdan, adalet, hırs, kötülük, gizem, aşk, dostluk, ölüm, doğum ve daha nice olgular sönümlenmeden bir yerlerde, rutin yaşanır. Bilinir ki; "Vicdan adaletin kalbidir. İyiliğin çoğalması için bazen kötülüğe izin verirsin." Tabi hakkaniyet adına. Bu cümle aklımın süzgecinde kumla altının ayrışması gibi kaldı. Bir altın avcısının avuçlarındaki serinliği, çizikleri, sevinci, acıyı, cesareti, sabrı, beklemenin kudsiyetini, heyecanı, bulmayı hisseder gibi." KUZGUN YEMİNİ " düşündüren, düşündürürken kendinizle, yüzleştiren, kimliğinize, benliğinize bir soğuk su vurumu misali şoka sokan bir yolculuk daveti. Bildiğimiz ancak itiraf iplerini sıkı tuttuğunuz tüm sırların çözümü, o anda kayboluşun soğukluğuna sıcak bir darbe sanki. Şimdi konu penceresinden şehrin ıslak sokaklarında izler bizi nereye götürüyor hep birlikte bakalım. "KUZGUN YEMİNİ" Polisiye, gizem ve tarihi gerilim unsurları taşıyan bir kurgu eser. İstanbul'un dar sokaklarında geçen, Da Vinci gibi gizemli bir figürün etrafında şekillenen bir intikam ve ihanet hikâyesi. Karanlık sokaklarda işlenen cinayetlerin ardında yatan sembolik ve titizlikle işlenmiş izleri takip eden bir anlatı. Eski Başkomiser Cenk’in yıllar sonra danışman olarak çağrıldığı bu karmaşık dosya, yalnızca bir katilin değil, parçalanmış bir ruhun haritasını da açığa çıkarır. Yirmi yıl önce ekilen kötülük tohumları, bugün kanla sulanarak filizlenir. Hemen aklıma genelde bu tip
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202620 okunma
Puan vermedi·893 syf.··
2026 1417. kitabı
Seriye başladığım için sonunu da görmek istedim ve açıkçası üçüncü kitabı tamamen seriyi yarım bırakmamak adına okudum. İlk kitaptan itibaren çok güçlü bir bağ kuramadığım hikâye, ne yazık ki bu final kitabında da fikrimi değiştirmeyi başaramadı. En büyük problemim karakterlerle oldu. Aradan geçen onca olay ve sayfaya rağmen karakterlerin gelişimi bana yeterince inandırıcı gelmedi. Verdikleri kararlar çoğu zaman mantıktan uzak geldiği için onlarla empati kurmakta zorlandım. Hikâyenin duygusal olarak etkilemesi gereken sahnelerinde bile kendimi olayların dışında kalmış gibi hissettim. Kurgu açısından da beklentimin altında kaldı. Sürekli aynı duyguların ve benzer çatışmaların tekrarlandığını düşündüm. Bir noktadan sonra hikâyenin ilerlediğini değil, yerinde saydığını hissettim. Özellikle finale yaklaşırken yaşadığım merak duygusu da oldukça düşüktü. Sayfaları heyecanla çevirmek yerine kitabın ne zaman biteceğini düşünerek okudum. Yazarın anlatımı akıcı olduğu için kitap hızlı ilerliyor gibi görünse de benim için bu durum hikâyedeki eksikleri kapatmaya yetmedi. Bazı olaylar fazla dramatik, bazı gelişmeler ise yeterince temellendirilmemiş geldi. Bu da okuma deneyimimi olumsuz etkiledi. Seriyi tamamlamış olmaktan memnunum çünkü artık yarım kalmış hissi taşımayacağım. Ancak dürüst olmam gerekirse, bu üçleme benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Hikâyede beni etkileyen, uzun süre aklımda kalacak ya da dönüp tekrar okumak isteyeceğim bir şey bulamadım. Benim için seriyi bitirmek adına katlandığım bir okuma oldu. Ne karakterleriyle ne de kurgusuyla beklentilerimi karşılayabildi. Bu kadar zaman ayırdıktan sonra geriye dönüp baktığımda, maalesef büyük bir zaman kaybı olarak hatırlayacağım kitaplardan biri oldu.
Serçeyi Öldürmek 3Dilan Durmaz · İndigo Kitap · 2025133 okunma
8/10
·186 syf.··
2026 39. kitabı
Benim Yolum Sensin | Ecrin Su Acar #kitapyorumu Karadeniz'in serin yaylalarında ailesi ile birlikte sıcak bir ortamda yaşayan Asya, çiçekleri ve toprağı ile ilgilenmeyi çok seviyordu. Bir yandan çiçekleri diğer yandan kafesi onun huzur kaynağıydı. Ta ki şehirli bir oğlanı görene kadar... Toprak, yeni işleri için ailesi ile beraber Asya’nın ailesinin yanına gitmişti. Onu ilk gördüğünde bir garson sansa da evin kızı olduğunu öğrenince şaşırmıştı. Ama onu asıl şaşırtan şey ise babasının Asya'dan istediğiydi. "Oğlumun toprağı sevmesini sağla" Bu sıcak yaz günlerinde içinizi daha da ısıtacak tatlı bir kitabı sizlere sunuyorum. Soft karakterler okumayı seviyorum ve bu kitapta kaos namına bir şey yok Atışan, bakışan ve beraber vakit geçiren çiftimiz var. Asya ile tanıştıktan sonra Toprak'ın çevreye ve doğaya olan bakış açısının değiştiği görüyoruz. Başlarda minik çamur lekesinde kirlendiğini düşünen adam artık çamura bulaşınca mutlu oluyor. Çünkü bu anların çoğunda yanında Asya bulunuyordu. En sevdiğim kısım sanırım beraber kurabiye yaptıkları kısımdı Kitabın akıcılığı oldukça iyiydi fakat zaman atlaması olmasa daha güzel olabilirdi. Ben bu çifti sindire sindire okumayı da isterdim. İçerisinde rahatsız edecek bir sahne bulunmuyor yani her yaş grubu okuyabilir. Tatlı - soft kitap sevenlere öneririm kendisi tam olarak reading slump kurtarıcısı #frezyaneokudu
Benim Yolum SensinEcrin Su Acar · Patara Kitap · 20263 okunma
7/10
·272 syf.··
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 11:46
Toz Gibi Yıldızlar, Isaac Asimov’un Galaktik İmparatorluk evrenine açılan kapısı. Galaktik İmparatorluk’un baskıcı yönetimi altında geçen bu hikâyede, kendimizi doğrudan entrikanın ortasında buluyoruz. Hikâyenin merkezinde ise genç ve soylu Biron Farrill var. Babasının öldürüldüğünü öğrenmesiyle başlayan süreç, onu yalnızca bir kaçışın değil, çok daha büyük bir komplonun içine sürüklüyor. Başta her şey bir hayatta kalma mücadelesi gibi görünse de, Biron’un yolu galaksi çapında bir planla kesişiyor. Karşılaştığı insanlar yol gösterici gibi dursa da, aslında herkesin sakladığı başka bir yüzü var. İsyan edenler, güç sahipleri, gizli örgütler… Hikâye büyüdükçe netlik azalıyor. Çünkü bu evrende asıl mesele kimin haklı olduğu değil, kime güvenileceğinin bilinmemesi. Kitap boyunca en çok hoşuma giden şey, bu belirsizlik hissi oldu. Okurken sürekli bir şüphe hali içindesin ve bu da hikâyeyi daha sürükleyici kılıyor. İlk kitap olmasına rağmen beni içine çekti ve devamını ciddi anlamda merak ettirdi :) tabii ki Asimov farkıyla Vakıf Serisi’ni geçen yıl bitirmiş biri olarak, bu evrende daha geriye gitmek ayrı bir keyif. Aynı büyük dünyanın farklı zamanlarını ve farklı yüzlerini görmek gerçekten çok güzel bir deneyim. Galaktik İmparatorluk Serisi ile yeni karakterler, yeni hikâyeler ve yepyeni bir perspektif keşfetmek için oldukça heyecanlıyım
Toz Gibi YıldızlarIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20221,093 okunma