Tiyatroda iktidara vurduğunuz zaman kıyamet kopuyorsa o iktidarın kendine dikkat etmesi gerekir. Turgut Özal bunun nabız yoklamasını yapardı. Yoksa benden akıl soracak adam değildi
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kabare, doğası gereği siyasetle iç içe bir tür. Gündemden uzaklaşmanız, dikensiz gül bahçesinde dolaşmanız, zülfiyare temas etmemeniz pek mümkün değil.
1995'in bir mayıs günü Metin Akpınar yaptı açıklamayı: ''Artık Zeki-Metin değiliz.'' Her büyük tutkunun ardından gelen ayrılık gibi gerilimliydi bu ayrılık.
"Ben bir maç kalabalığının kabare tiyatrosuna dolmasına karşıyım," diyordu Haldun Taner. "Elbette popüler tiyatrodan yanayım, halkçı tiyatrodan yanayım ama kabare tiyatrosu entelektüel bir tiyatro tarzıdır. Seçkinlere hitap eder, ince bir hiciv ve ironi türüdür."
Tatlı Dillim'in fragmanında Kemal Sunal'ın yatakhanede başını örtüp kadın taklidi yaptığı sahne de yer almıştı. Suadiye sinemasına gittiklerinde gördüler ki, Sunal'ın sahnesi müthiş bir reaksiyon alıyordu. Ertem Eğilmez hemen yakaladı, "bu adam ne yapsa gülerler" dedi, "bundan sonra bizim komiğimiz budur." Böyle başladı sinemada Kemal Sunal fırtınası...