Burçin DEMİRTAŞ

Kitapların zihinde değil, bedende yer edindiği fikrine sık sık kapılırım. Ya da belki zihnimizin ucundaki bir hatırada saklıdırlar. Tam olarak hatırlayamasam da kimi cümleler ve hikayeler bir seçimle karşı karşıya kaldığımda bana yardımcı oluyor. Yaptığım hemen hemen tüm seçimlerin temeli okuduğum kitaplara dayanıyor. Önceden okumuş olduğum kitapları hatırlayamıyorum ancak üzerimdeki etkileri baki. O halde bu, hatırlamaya özen göstermem gerekmediği anlamına gelmez mi?
Reklam
Ne de olsa tek bir doğru cevap vardı. Kendi kendine düşünerek bulduğu cevap, o anın doğru cevabıydı. Youngju hayatın doğru cevaplara sarılarak yaşamak, kimi zaman o cevapla çarpışıp, o cevabı deyimlemekten ibaret olduğunu biliyordu. Derken bunca zaman boyunca kucakladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu farkettiğimiz an gelirdi. O zaman, tekrar bir başka doğru cevaba tutunup yaşamaya devam ederdik. İşte bu bizim, küçük, sıradan yaşamamızdır.
İnsan en nihayetinde bir ada değil midir? Bir ada kadar tek başına, bir ada kadar kimsesiz. Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdiği gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar.
Sayfa 15·Kitabı okudu
İrade veye tutku gibi kelimelerin ne anlama geldiğini irdelememeye karar vermişti çünkü güvenmesi gerekenin, benliğini yönlendirmek adına sürekli tekrar ettiği bu kelimeler değil, kendi sağduyusu olduğunu anlamıştı.
Sayfa 6·Kitabı okudu

Burçin DEMİRTAŞ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
49 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 18:39
·
2024 31. kitabı
Hwang Bo-reum
7.8/10 · 15,2bin okunma
Reklam