Kadir

Kadir
@curiousPerson
Burayı bir şeyler paylaşmak, kaliteli insanlarla kaliteli sohbetler etmek ve okuduklarımı kayıt altına almak için kullanıyorum.
Biz de işgal altındayız da haberimiz yok
Geçen israile giden ve petrol, çimento, dikenti tel vs gibi kritik şeyleri taşıyan gemilerimizi protesto edenler tutuklandı, duymuşsunuzdur. Ben artık bu ülkedeki insanların Müslümanım deyip müslümanca davranmamaları, düşünmemeleri, hareket etmemelerinden çok bunaldım, çok yoruldum. 28 şubat'ın bir nevi intikamı olarak başa gelen hükümet 28 şubat'ı hatırlatacak icraatlerde bulunuyor. Bir yandan israile lanet okunurken bir yandan ticaret yapılıyor. Bu ne iki yüzlülük, bu ne utanmazlık, bu nasıl müslümanlıktır. Yazıklar olsun onlara ve hala onları destekleyip, savunup ses çıkarmayanlara. Ses çıkarmayanlar içinde de en çok kendini din adamı olarak lanse edenlere yazıklar olsun. Bu kadar mı kansızsınız ki göz göre göre zulme destek olan bir hükümet varken hala ağzınızı açıp iki eleştiri cümlesi söyleyemiyorsunuz. İçimde inanılamaz büyük bir nefret var. Neredeyse 2 milyar müslüman var dünyada ve gözümüzün önünde daha 1 yaşına dahi girmemiş binlerce bebek ölürken, kelimenin tam anlamıyla soykırım yapılırken adeta izleniyor sadece. Bu kadar mı aciziz, bu kadar mı uzağız ümmet bilincinden. Müslüman müslümana yardım etmeyecekse kim edecek ?! Müslüman olmayan ama nice müslümandan daha müslümanca davranan tonlarca insan olması da ayrı acı bir durum. Müslümanım demekle bitmiyor işte. Öyle kolay mı müslüman olmak. Senin bir sürü sorumluluğun, bir sürü görevin var artık. Öyle bencilce, korkakça, bilinçsizce yaşayamazsın. Sen kendine müslüman diyorsun ama müslüman olmayandan bir farkın yoksa nerde kaldı senin müslümanlığın ?? Bireyler olarak boykot yapıyoruz evet harika bir şey. Toplumumuzun önemli bir kısmı bilinçlendi gibi bu konuda ki çok seviniyorum bu duruma. Öte yandan asıl boykotun fikri boykot olduğunu kaçırdık. Aslolan müslümanca hareket etmeyenlere karşı yürüteceğimiz fikri
Hayata Dair
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sonsuz yaşam korkusu: Apeirophobia
Bu korku ile ilgili kendi serüvenimi paylaşmak istiyorum. Bazılarına tuhaf gelebilir ancak bu korku cennette dahi olsa sonsuz yaşam konseptinin bir insanın aklını başından alması, panik atak geçirmesine sebep olabiliyor ki benim için de öyle olmuştu. Cennetteyiz evet ama sonsuza kadar yaşamak, yaşamın hiç bitmemesi, sıkışıp kalma hissi vs. gibi duygu ve düşünceler sebebiyle çok bunaldığım zamanlar oldu. Öyle ki ağladığım, delirecekmiş gibi hissettiğim süreçlerim oldu. Özellikle gece vakitlerinde zihnimle baş başa kalıp sonsuzluk, cennet, Allah üzerine düşündüğüm zamanlarda oluyordu. Allah'ın bir lütfudur diye düşünüyorum ki ingilizce hazırlığın zorunlu olduğu bir üniversiteye gittim ve ingilizcem iyi sayılır. Türkçe kaynaklarda bu korkuyla alakalı yalnızca birkaç şeye denk gelmiştim fakat geçenlerde ingilizce kaynaklarda bu korkuyu aramayı denediğimde benimle birebir aynı korkuyu yaşayan insanların olduğunu ve onların da kendince çözüm önerileri getirdiklerini görünce rahatladım. Şimdiyse benim hem kendi hem de başkalarının düşüncelerinden sentezlediğim çözüm önerilerimi sıralayacağım. 1 - Allah seni seviyor ve bu korkuyla acı çekmeni istemez. Bu sanırım en çok içimi rahatlatan şey oldu. Allah'ın bana zulmetmeyeceğini ve beni çok sevdiğini bilmek bu korkuyu yenmemde çok etkili oldu. Eğer bu korkuyu yaşıyorsanız kendinize hatırlatmanız gereken ilk şey kesinlikle bu olmalı bence. 2 - "Size selam olsun, cennete girin, artık size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz." A'raf Suresi, 49. Ayet Bu ve benzeri ayetler açıkça orada herhangi bir korkunun ya da üzüntünün olmayacağını söylüyor. Bizzat Allah vadediyor bunu cennetliklere. O'na güvenmek kalıyor geriye sadece :) 3 - Cennetteki yaşam ve zaman hakkında çok kısıtlı bilgimiz Cennetteki yaşam hakkında çok çok az
Duygu ve Düşünce
Beklentiler üzerinden hayata bakış açısı
Düşünce şekli: Olabilecek her şeyi beklersen psikolojini sağlam tutabilirsin. Örneğin sürekli şikayet edip kusur arayıp dile getiren birisi yine aynı şeyi yaptığında bunun zaten beklendik olduğunu hatırlata. Bu sayede beklenmedik bir şeyle karşılaşmadığını, bunun gayet normal olduğunu idrak et. Böylece olası hayal kırıklıklarını ve üzüntüleri engelle. Hiçbir şey mükemmel değil. Ne insanlar ne de yaşananlar. Mükemmeli bekleme, tam tersine kusurlu olmasını bekle. Hayatta uğraşılan bir şeyde veya işte başarısız olmak mı daha yaygındır başarılı olmak mı ? Tabi ki başarısız olmak. O halde başarısız olmayı bekle. Eğer başarılı olmayı beklersen hem başarılı olursan bu zaten beklediğin şey olduğu için seni çok tatmin etmeyebilir hem de başarısız olursan bunu beklemediğin için yıkıcı olabilir. Eğer başarısızlığı beklediysen ve başarılı olduysan bu seni oldukça memnun eder ve eğer başarısız olursan bunu zaten beklediğin için ilerlemeni engelleyecek kadar yıkıcı olmaz muhtemelen. Bunu her şeye uyarlayabilirsin. Beklentilerini değiştirirsen psikolojik sağlığını korumakta önemli bir savunman olur. Beklentilerini gözden geçir ve düzenle. ( Bunu kendimle konuşur gibi yazdım. İstifade edilebilmesi için de buraya yazdım, keyifli okumalar :) )
Duygu ve Düşünce
Defalarca bir konuda neyin nasıl yapılacağını dinlemek
Geçen youtube'da bir video altında şu trajikomik yorumu okudum: "Artık doğru nefes alıp almadığımdan bile emin değilim." Bu cümleye hem güldüm hem de halimize üzüldüm. Hem güldürdü hem de düşündürdü anlayacağınız. Şimdi düşündüklerimi paylaşacağım inşallah. Günümüzde neyin nasıl yapılması gerektiğini, aslında yaptığımız şeylerin öyle yapılmaması gerektiğini söyleyen, bunu anlatan bir sürü kişi var. Örneğin: .... yapmanın en iyi 5 yolu, ..... yapmanın en etkili yolu, 5 adımda ..... konusunda başarılı olmak vs vs. Sürekli bir neyin nasıl yapılması gerektiği anlatılıyor gibi geliyor artık ve bu en basit konularda bile geçerli. Youtube'da bir şeyi doğru veya etkili yapma ya da bir konuda yapılmaması gerekenler hakkında tonlarca video bulabilirsiniz. Bu videolarda kayboldum geçende ve aklıma üstteki yorum geldi ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. Artık bunun bir tuzak olduğunu biliyorum. Bu yüzden sürekli bir şeyin nasıl yapılması veya yapılmaması gerektiği konusunda peş peşe onlarca video izlemeyi bıraktım. Size de tavsiye ederim. Bence buradaki en büyük sorun bu videoları dinleyerek o yapmak istediğimiz şeyi yapmaktan mahrum kalmamız, eyleme geçememiz. Bununla beraber anlatılan bunca şeyi dinlemek de artık bir yerden sonra insanı bunaltıyor ve eğer mükemmeliyetçi bir tarafınız da varsa asla doğru yapamacağınızı düşünüp hiç başlamayabiliyorsunuz. Tüm bunlarla beraber kimseyi dinlemeyin de demiyorum elbette. Sadece bunu abartmayın ve kaliteli insanları dinlemeye çalışın :)
Duygu ve Düşünce