Kardeşimin kulaklığı.. Vefatından sonra bize ulaşan eşyalarından biri. Dokunmaya kıyamadığım için aylardır öylece duruyordu. Dün şarj edip telefona bağlamaya çalıştım olmadı. Bugün tekrar denedim ve bağlandı. Şu an ordan müzik dinliyorum. Tuhaf bir his. Rüya gibi; geldi ve gitti. Geride bıraktıklarına bakmak. Elimdeki bu kutu onun elindeydi. Bu kulaklıktan bir şeyler dinliyordu. Neler dinliyordu acaba? Bizimle konuşurken de bu kulaklığı mı kullanıyordu?
.............
Ben de gideceğim ve birileri geride bıraktıklarıma bakacak. Geride ne bırakacağım? Birçok şey. Ama açıkçası umrumda değil. Geride ne bıraktığım umrumda değil. İleriye ne götüreceğimse umrumda. Kabre götürebileceklerim neler?
..............
Gelip geçen başka başka düşünceler.
..............
Üstündeki stickerı ben taktım. İnşallah cennette buluşuruz, İnşallah.
Biraz önce filmi bitirdik kız kardeşimle. Açıkçası ilk izlememin üstünden epey zaman geçmesine rağmen beni o kadar etkilemedi. Sanırım bu filmi çok sevmemin en büyük sebepleri müziği, görsel şöleni, ilginç olayları, zaman hakkındaki durumlar ve uzaya olan merakım :) Hala en sevdiğim ilk 10 filmimin arasına girer fakat sıralamada tepelerdeyken aşağılara düştü. Bunun sebebiyse pek çok noktada gerçekçiliğe önem verilirken henüz kanıtlanmamış şeyleri de göstermesi, filmde oluşturulmak istenen ideoloji -örneğin o ideolojide Tanrı'ya yer yok. Kim oldukları belli olmayan "Onlar"a ve "Biz"e yani insanlara yer var sadece. Ya onlar yapıyor ya da biz ama Tanrı değil- ve bazı şeylerin açıklanmaması -Örneğin kara deliğin içi neden öyle, ordan nasıl kurtuldu gibi-. Sanırım en sevdiğim filmlerin bir listesini yapıcam ve en sevdiğim filmleri seçerken en az iki defa izlemeyi önemsiycem özellikle nispeten uzun zaman önce izlediklerimi değerlendirirken :)