SPOILER İÇERİR
Stanton gelmiş geçmiş en iğrenç kurgusal karakter olabilir, öncelikle bunu belirtip yazardan heba olan bir günümü talep ediyorum. Kitabı okuyarak geçirdiğim bir günü Keeping Up with the Kardashians kavgalarını izleyerek geçirseydim eminim daha verimli bir hâl alırdı.(️)
Kitabın konusunu alıntı hâlinde paylaşmayıp direkt kendim anlatacağım. Eleştirilerime geçmeden önce kitaba dair sevdiğim tek şey yazarın dili oldu, Emma Chase ile tanışma kitabımdı; en azından bu türünün ne olduğu belirsiz kitabı okurken diliyle beni yormadığı için teşekkür ediyorum.
Kitap lise son sınıfta bulunun bir çiftin çocuk sahibi olacaklarını öğrenmeleriyle başlıyor. Kitabın esas erkeği Stanton Jenny'e vay ben şöyle erkeğim vay ben sevdiğim kızı ve bebişimizi bırakamam diye boş boş vaatlerde bulunuyor. Jenny de mantıklı her birey gibi okullarına devam etmeleri gerektiğini ve bebek konusunda gerekli tüm desteği bir süreliğine ailelerinin karşılayabileceğini söylüyor. Fazladan üç rli Stanton errrrkeği de bunu istemem yan cebime koy edasıyla kabul ediyor.
Bu arada Jenny ve Stanton ilişkisini de tasvip etmiyorum, okuduğum en saçma matchleşmeydi. Neyse.
Atmosferde sadece cismen var olan Stanton üniversiteye New York'a gidiyor, okulunu bitiriyor ve ağır ceza avukatı olarak çalışmaya başlıyor. Buraları binlerce şükür ki zaman atlamasıyla okuyoruz. Yoksa üniversite yıllarını okusam hasta yatağımda istifra ederdim diye düşünüyorum.
Stanton ideal bir baba ve kendince çok iyi bir eş adayı olarak yıllarını Mississippi'de bıraktığı kızı Presley ve evlenme vaadiyle beklettiği kızının annesi Jenny'den uzak geçiriyor. Arada özel günlerde uğruyor yanlarına, anlayacağınız uzaktan eğitimle baba olmuş gibi.
DC'de Adam&Williamson adlı hukuk şirketinde Sofia adında beraber çalıştığı bir duosu var ama