"bir gökyüzü doğmuştu şimdi, ışıl ışıl ve uçsuz bucaksız, yaşamının ışık saçan öğlesi, ama aynı zamanda yıkıcıydı ve bir saniye içinde keskin kıymıklara dönüşüyordu. Çünkü bunu fark etmek bu kez veda da demekti."
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Ne adam kadını kendine çekmişti ne de kadın onu, bir fırtınadan kenetlenmişçesine birbirlerinin içine geçmişlerdi, birlikte ve iç içe dipsiz bir bilinmeze doğru düşüyorlardı ve oraya inmek tatlı ve bir o kadar da yakıcı bir şuursuzluktu"
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Onu, Tanrım, onu bırakıp gitmek: Nasıl düşünebilmişti bunu, sanki hâlâ kendi kendine aitmiş gibi, sanki bütün duygularıyla kökünden buraya, onun varlığına kenetli değilmiş gibi nasıl böyle bir karar alabilmişti!"
Sayfa 15 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Ama aşk, bir cenin gibi bedenin karanlıklarından acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı."
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu