Bir ah ettim, hâr yandı, ağyar yandı.
Ağzımın tadıydı, canımın canı...
Gitti üryan kaldım!
"Öyle derin bir iç çektim ki dikenler bile yandı, yabancılar bile bu feryadı hissetti."
→Burada "hâr" diken anlamında, "ağyar" ise yabancılar, başkaları anlamında kullanılmış.
"Ağzımın tadıydı, canımın canı..."
→Ruhumun en değerli varlığıydı.
"Gitti üryan kaldım."
→ O gidince her şeyimi kaybettim, yapayalnız ve savunmasız kaldım.
Çehre-i hikmete dikkatle baktım,
Mantığı terk ettim, aklı bıraktım,
"Hu" bir ateş oldu kendimi yaktım,
Ne "illâ" diyebildim, ne "illâ" kaldı!
(Tokadî-zade Şekib)