Bu kitabı ve karakterlerini, günümüzdeki tüketim malzemesi olmaktan öteye gidemeyen Türk dizileriyle ve bu dizilerdeki karakterlerle özdeşleştirerek okuyanlar var. Aslında bu eser tam bir "manifesto" niteliği taşıyor.
Öyle ki, sözüm ona bir dava adamı olduğunu iddia edip, Sabahattin Ali'ye yazdığı mektuplarda kendini nasyonalist, şovenist ve ırkçı olarak tanımlayan "mahlukâtlar" bile, kitaptaki mesajları ve Sabahattin Ali'nin amacını anlamış, itibarsızlaştırmaya çalışarak dalga geçmişlerdir.
Kitabı okuyanların %80'i Sabahattin Ali gibi bir aydının ve tüm insanlığın geleceğine dair fikirler sunan bir "İNSANIN" vermeye çalıştığı mesajlardan habersiz biçimde bu kitabı okuyor olmaları çok büyük bir talihsizlik.
Bu ve benzeri sebeplerden dolayı, kitap karakterlerini kendi çapımda ve kısaca çözümlemeye çalıştım. İyi okumalar!..
***
Yusuf: Kimsesiz bir "halk" çocuğu. Ezilen proletaryayı/köylü insanını temsil diyor. Aynı zamanda kitap, bu karakterle isyan kavramını, zulmün-ezilmenin doğal bir sonucu biçiminde vererek tarihte ezilen halkların çıkardığı isyanlara dair bir gönderme barındırıyor.
***
Muazzez: İyiliğin ve bozulmamış güzelliğin timsali. Kapitalist sistem; halkın tüm emeğini ve kaynaklarını sömürmesi gibi, namusunu da sömürür. Bu mevzu, burjuvazinin timsali olan Şakiri'n, Muazzez'i en iğrenç amaçları için kullanmasıyla somutlaştırılıyor.
***
Kaymakam Selahattin Bey: Sistem içerisinde; kimi devlet yöneticileri ve memurlar, ruhundaki asaletten ve kalbindeki merhametten asla vazgeçmez. Selahattin Bey karakteri, böyle kişilerin bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.
***
Şahinde Hanım: