Platon’un kaleminden çıkan Sokrates’in Savunması, bir filozofun ölümle yüzleşirken bile düşüncelerinden taviz vermediğinin en güçlü kanıtıdır. Sokrates, Atina mahkemesinde kendisine yöneltilen “gençleri yoldan çıkarmak” ve “tanrılara inanmamak” suçlamalarına karşı, mantık, ironi ve cesaretle cevap vermeye devam ediyor.
Kitap, bize şu soruyu sorduruyor: Gerçekten doğru olanı savunmak için ne kadar bedel ödemeye hazırız?
Sokrates, popüler olmayı değil, hakikati aramayı seçiyor. Ölüm cezası alacağını bilmesine rağmen düşüncelerini değiştirmiyor; çünkü onun için erdemli bir yaşam, her şeyden üstündür.
Bu eser, yalnızca felsefe tarihinin değil, insanlık onurunun da simgesidir. Okurken, “Ya ben olsaydım?” sorusunu zihninizden atamıyorsunuz.
Hakikat, çoğunluğun sesiyle değil; vicdanın sesiyle bulunur. Cesur olmak, bazen yalnız kalmak demektir. Ve Sokrates sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez demiştir, ben de diyorum ki; bilinçli olmak mutsuzluk getirir, cahil insan mutludur.