!Şiddetli tavsiyedir!
9 günün ilk 8 günü yaklaşık ilk 100 sayfayı okuyabildim. Açıkçası ödüm kopmuştu, karakterleri tanımaya anlamaya çalışmak, kim kimin nesi derken asıl hikaye başladığı anda her şey yerli yerine oturdu. Sonrası 1 gün ve 1 gece bitene kadar duramadım.. iki insanın birbiri için olan hislerinin vardığı uçların, yıkımların bu denli güzel ifade edilebilmesi, okumaya doyamadığım bir anlatıydı. Ben en sevdiğim kitapları, filmleri hep bende yarattığı hisler üzerinden belirlerim. Uğultulu tepeler bittiğinde hissettiğim o his bana iyi ki varım, iyi ki yaşıyorum ve bu kitabı okudum dedirtti bu sebeple en sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı.Kendi adıma geç kalınmış bir okumaydı eğer hala benim gibi okumayanlar varsa okuyun, pişman olmayacaksınız.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202157,8bin okunma
Bana ne kadar acımasız davrandığını şimdi anlıyorum, ne kadar acımasız davrandığını ve nasıl aldattığını. Neden beni hor gördün? Neden kendi kalbini de yanılttın, Cathy? Seni avutacak tek söz söylemeyeceğim. Bunu hak ettin. Sen kendi kendini öldürdün. Evet, beni dilediğin kadar öpüp ağlayabilirsin, benden de karşılık görebilirsin, bana da gözyaşı döktürebilirsin; bunlar seni yakıp bitirecek, seni kahredecek. Beni seviyordun — öyleyse beni bırakıp gitmeye ne hakkın vardı? Söyle, Linton’a duyduğun o geçici heves yüzünden beni bırakıp gitmeye ne hakkın vardı? Çünkü ne yoksulluk ne alçalma ne ölüm, kısacası Tanrı ile Şeytan’ın elbirliğiyle üzerimize yığabileceği hiçbir şey bizi ayıramayacakken, bunu sen kendi isteğinle yaptın. Senin kalbini ben kırmadım, onu sen kendin kırdın; kendininkini kırarken benimkini de kırdın. Güçlü oluşum benim için daha da kötü. Yaşamak istiyor muyum? Benim için bu nasıl bir yaşam olacak, — Of, Tanrım! Ruhum mezardayken bedenim yaşamış, ne yapayım?