Boşluğun ortasında kamıştan bir çit, gri ve gevrek, ve sazlıkların arasından kayan hayal gibi bir figür, yassı, ağırlıksız, beyazlar giymiş bir oğlan çocuğu. Bir ırmakla iki-üç ağacın görüldüğü, boynunda çıngırağıyla bir ineğin dolaştığı, gökyüzüne kıvrıla kıvrıla duman yükselen bozkırda bir hayalet. Uzakların arkası, dünyanın sonu. Sazlıkların arasında durmadan gidip gelen bir oğlan, dönüşüm geçiremiyor, arafta gibi.