This Be The Verse
They fuck you up, your mum and dad. They may not mean to, but they do. They fill you with the faults they had And add some extra, just for you. But they were fucked up in their turn By fools in old-style hats and coats, Who half the time were soppy-stern And half at one another's throats. Man hands on misery to man. It deepens like a coastal shelf Get out as early as you can, And dont have any kids yourself Philip Larkin Speak no evil
Şiir
Oldu
Kimi güler, kimi ağlar bu şiire Gavur bizi bizden edeli han oldu. Keyif ehli olduğumuz o anlar çile Yüzler güler, ciğer göz göz kan oldu. Aldılar elimizden kültür sazını, Vurdular tâ göğsünden sancak atını, Gavur türaba dikmeden bayrağını, Türk-İslam denen yer, Frengistan oldu. Bayramları ziyaret gezerdi Kayı Boyu, Şimdi deniz, güneş, kum, kıyı boyu... Tohum, tarla bin yıllık, soy kimin soyu? Çınar bir kovuk kaldı, bak viran oldu. Dergâhta sabahlanan geceler bitti, Oyulan özümüze kurşun döküldü, Çıban çobanla karıştı, bizi güttü Ehlisi olmayan dâd, başa irfan oldu. Şeyh'in aşkındaydı nefsine taarruz, Gâlib fağri olmayınca doğdu ruz, Acemlerin mahdumu olsa da aruz, Gecesi hece, yarını katran oldu. Herkesler her şey oldu yapay zekâyla, Kafiyeden nefes almadı mânâ, Herkes birer Yunus, birer Mevlâna(!) İki kıta, bir kitap, bak divan oldu (!)
Koşma
Reklam
Çok üşeniyorum sana mesaj atmaya keşke sen hissedip de bana mesaj atıp direkt yollasan istediğim seyi dad…
My Devil
I love you too dad senin kızın olmamak istemiyorum...
My Devil
Aşığım
Aşığım Yüzünü görmediğim birine Kim bilir Belki de kudret-i kebirime kendi kibirime. Yüzü mühim değil Kesin aşığım Milyarlarca çağrı vardır çünkü Nabzımın her vuruşunda Duru bir çığlığı dinlercesine Dinlesem her çağrıyı Beni biz bizi ben ocağına sürsem İnat isti'dâd örsünde biçimlendirsem Çimleneceğim Şu darcık hücrede Biçimleneceğim.
Reklam
Reklam