Aybüke Dağdeviren

Aybüke Dağdeviren
@dagdevirenaybuke
“Bir ümidim yok. Bu sondu. Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok,lüzum da yok.”
Öğrenci
Üniversite
İstanbul
29 Ekim
70 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Yeni arkadaşlarım
Bugün Nezih’e gittim ve sadece iki kitap alma şansım vardı. Oraya girince birden gözüm dönüyor onu mu alsam ,şunu mu alsam bir türlü karar veremiyorum. Kaç tane kitap elime aldım aldım bıraktım ve sonunda Stefan Zweig-Mürebbiye, Colson Whitehead- Yeraltı Demiryolu kitaplarını seçtim. Siz de kitapevine girince kararsız kalıyor musunuz? :(
Reklam
“Efsunlu ellerinle yayıldı aşkın vebası unutamam! Ya bu tenimin atlası nasıl serildi dudağına İşte onu hiç hatırlamam... Şimdi öptüğün yerlerin vasiyeti muamma, İşgal mı saysam Kurtuluş günleriyle mi ansam Bir türlü karar veremedim...”
Audrey’nin yeni hayatına geçiş yapmadan önce yaşadığı travmalardan bir tanesi de toplama kamplarına götürülen Hollandalı Yahudilermiş. O anları şu şekilde anlatır: “Birden çok kez Yahudilerin vagonlara koyularak gönderildiği istasyonda bulundum. Vagonların tepesinden bakan bütün o yüzleri gördüm. Platformun üzerinde ailesi ile birlikte duran bir çocuğu çok net bir şekilde hatırlıyorum. Çok soluk tenli ve çok sarışındı. Kendine oldukça büyük gelen bir mont giyiyordu ve o da trene bindi. Oradaki bir çocuğu gözlemleyen bir çocuktum.”
Ben ölürsem, karakutumu bulamayacaklar, ne bir aşk zerafeti, ne bir hayal tabiri.. Küçücük ömrüm hep rüzgar gülleri kokacak! Bir sinek cenazesinden dönmüşüm de sanki ağzım burnum kanyak, denizden yeni çıkartmışlar yağmurun ölüsünü, mevsimlerden napalm, günlerden ilkbahar. Hummalı sabrımınn glayöllü dağ köyleri sana hasret şakımak mı yakışacak çok arayacak çocukluğum esas sırrını benim yüzüm bir kedi amipidir ben ölürsem o kendiliğinden çoğalacak ! Ben ölürsem, karakutumu bulamayacaklar, ne bir buz yorgunluğu, ne bir sinema perdesi yırtık.. Küçücük kabrim, bir çocuk kalbi gibi haylaz olacak! Küçük İskender
Kinikler gerçek mutluluğun maddi lüks,politik iktidar ve sağlık gibi dış şeylere bağlı olmadığını vurgular. ..... En ünlü kinik Diogenes’ti. Antisthenes’in öğrencisi olan Diogenes’in bir fıçıda yaşadığı ve bir aba,bir değnek ve bir ekmek torbasından başka bir şeye sahip olmadığı anlatılır. Bir gün Diogenes fıçısının önünde güneşlenirken, Büyük İskender onu ziyarete gelmiş. Bu bilge insanın karşısına geçip bir isteği var mı, diye sormuş İskender, istediğini hemen yerine getireceğini söylemiş. Diogenes de, bir adım yana çekil de, güneşimi kesme demiş İskender’e. Böylece bu büyük komutandan bile daha zengin ve mutlu olduğunu göstermiş. İstedği her şeye sahipmiş ne de olsa.