Beyza Doğan

Beyza Doğan
@dailyygrapher
Düşüncelerimden
Kayalıkların sert kıvrımları üstünde oturuyorum. Karşımda gökyüzünün açık mavisiyle çarşaf gibi denizin koyu mavisi tek bir çizgide birleşmiş. İçimden ah diyorum ne güzelsiniz. Az önce yağan bahar yağmurunun ardından açmış bir gökkuşağı, sonsuzluğa uzanıyor. Aklımda düşünceler, zifiriye çekiyor.. Denizin mavisi güneşin sarısı çıkarıyor o zifiriden. Evimde olsaydım diyorum bir kitap bir ben bir de kulaklıklarım. Ne kasvet ama! Ne ağlardım ne üzülürdüm… Ama diyorum çevre demek ki bunalımdan çıkaran. O gökyüzünün berraklığı, denizin çarşaf gibi durgunluğu, havadaki nem kokusu, dostların hoşsohbeti… Bunlar kasvetimi azaltıyor demek. Bir de şu telefonu kapatsam, bir de zekaları yapaylaşmış insanlardan uzaklaşsam. Sosyal medyanın çürüttüğü beyinlerden, güzellik algısından, estetik yaşamlardan bir uzaklaşsam. Bir derin nefes çekip çocukluğumda oynadığım o oyunlara dönsem. Arka bahçemdeki uzun incir ağaçlarına uzansam, incirleri avucumda toplayıp arkadaşlarıma uzatsam, üzerimde atletle damda koşarken güneşten yanmış bacanın sivri ucuna tekrardan değse omzum, ablam tekrardan şefkatle okşasa orayı. Ben nazlanıp ağlasam. Ne zor birine nazlanıp da ağlamak artık. Büyümek diyorum, insanların kirli yüzleriyle yüzleşmek. Annemi daha iyi anlamak, ona daha çok hak vermek. Hepsi zihnimde bir odaya yayılmış, hangi düşünce ağır basarsa o belli ediyor kendisini. Durun diyorum teker teker söyleyin, hepiniz bir ağızdan konuşmayın, ilkokuldaki Elif öğretmenimin dediği gibi. Ah sizi gidi sazanlar derdi bize. O zamanlar sazan olmak ne kadar da komiğime giderdi. Şimdi sazan olursan avlanırsın, ezilirsin, adım attığın dünyada kendi içine düşersin.
Edebiyat
Beyza Doğan
yorumlarınızı merak ediyorum ✨🩷