Beyza Doğan

Beyza Doğan
@dailyygrapher
Kadınım Ben
Kadınım ben. Dünyaya duygusal çerçeveden rengarenk bakarım. O rengi tırnaklarımdan da eksik etmem ama. Hiç üşenmeden renk renk boyalar sürerim tırnaklarıma. Saçlarıma dalgalar yapar, topladığım papatyaları saçıma takarım. Kadınım, hassasım. Ama yeri gelince de dünyayı taşırım omuzlarımda. Kalbim camdan bir pamuktur benim. Çabuk kırılır ama yumuşacıktır. Her çocuk kendi çocuğum gibi, zarar gördüğü an koşarım yanına. Düştüğünde dizlerini okşarım, yaralarını sararım. Annemin öğrettiği gibi. Annemden aldım kalbimi. Onunkisi safi pamuktur. Kırılmaz kimseye, gücenmez. Korkar kırmaktan hemen bir çaresini bulur kırılan kalbin. Kadınım ben, rahmimden yepyeni bir dünya çıkarır, bir kalp şekillendirir ellerim. Sizin güzellik algısı diye şekillendirdiğiniz göğüslerim bir yavru besler, büyütür. Kadınım ben, henüz öldürmediğiniz ama sokakta, caddede, merdiven arasında, arabada, evde kısacası aklınıza gelebilecek her yerde şiddet uygulayıp istismar ettiğiniz kadınlardan biriyim. Güçlüyüm dedim diye uzatmayın ellerinizi hemen bana. Dokunmayın, vurmayın, laf atmayın. Camdan bir pamuk dedim ya hani kalbim. Kırmayın. Ben sizin ananızım, kardeşinizim, eşinizim. Merhamet dileyin benden. Aldığınız tüm canlardan, ellerinizin hızla vurduğu yanaklardan, laf attığınız tüm bedenlerden. Kadınım ben, taşladığınız meryem ana, direnişteki nene hatunum, ilk kadın pilot sabiha gökçenim. Vatanımı, evlatlarımı savunur; gücümü esirgemem. Elimin hamuruyla savaşa da girerim pilotta olurum. Elimin hamuruyla yavrularımı da beslerim, yaşıma bakmadan okuma yazma da öğrenirim. Kadınım dedim ya ben, erkeğin fiziksel gücünden çok daha fazla güçlüyüm. Erkeğin elinden daha ağırdır elim, hem hamur yoğurur, hem ameliyata girerim. Kadınım ben, beni hor görmeyin, tek çığlığım dünyanızın renklerini soldurur.
Reklam
Düşüncelerimden
Kayalıkların sert kıvrımları üstünde oturuyorum. Karşımda gökyüzünün açık mavisiyle çarşaf gibi denizin koyu mavisi tek bir çizgide birleşmiş. İçimden ah diyorum ne güzelsiniz. Az önce yağan bahar yağmurunun ardından açmış bir gökkuşağı, sonsuzluğa uzanıyor. Aklımda düşünceler, zifiriye çekiyor.. Denizin mavisi güneşin sarısı çıkarıyor o zifiriden. Evimde olsaydım diyorum bir kitap bir ben bir de kulaklıklarım. Ne kasvet ama! Ne ağlardım ne üzülürdüm… Ama diyorum çevre demek ki bunalımdan çıkaran. O gökyüzünün berraklığı, denizin çarşaf gibi durgunluğu, havadaki nem kokusu, dostların hoşsohbeti… Bunlar kasvetimi azaltıyor demek. Bir de şu telefonu kapatsam, bir de zekaları yapaylaşmış insanlardan uzaklaşsam. Sosyal medyanın çürüttüğü beyinlerden, güzellik algısından, estetik yaşamlardan bir uzaklaşsam. Bir derin nefes çekip çocukluğumda oynadığım o oyunlara dönsem. Arka bahçemdeki uzun incir ağaçlarına uzansam, incirleri avucumda toplayıp arkadaşlarıma uzatsam, üzerimde atletle damda koşarken güneşten yanmış bacanın sivri ucuna tekrardan değse omzum, ablam tekrardan şefkatle okşasa orayı. Ben nazlanıp ağlasam. Ne zor birine nazlanıp da ağlamak artık. Büyümek diyorum, insanların kirli yüzleriyle yüzleşmek. Annemi daha iyi anlamak, ona daha çok hak vermek. Hepsi zihnimde bir odaya yayılmış, hangi düşünce ağır basarsa o belli ediyor kendisini. Durun diyorum teker teker söyleyin, hepiniz bir ağızdan konuşmayın, ilkokuldaki Elif öğretmenimin dediği gibi. Ah sizi gidi sazanlar derdi bize. O zamanlar sazan olmak ne kadar da komiğime giderdi. Şimdi sazan olursan avlanırsın, ezilirsin, adım attığın dünyada kendi içine düşersin.
Edebiyat

Beyza Doğan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.·
2025 22. kitabı
Stefan Zweig
7.8/10 · 17bin okunma