Yukarı Galler'de tuhaf olaylar oluyor. İki kişi başına ıslak odun vurularak öldürüldü. Polis bunun bir seri katil vakası olmasından endişeli. Zengin ve elit bir kesimin oturduğu semtte bu olaylar hem tuhaf hem de acilen çözülmeli. İşin sarpa saracağını düşününce Vaşinkton'dan Efayey'in profesyonel fotokopi çeken görevlisi Dedektif Birim'i çağırıyorlar. Tokatlı eski polis memuru Birim, tabiki memleketinin çağrısına kayıtsız kalmıyor ve hemen Yukarı Galler'e geliyor. Müthiş yöntemleriyle, mesela tüm Şüphelileri bir odaya toplayıp sorguladığı Birimleme adını verdiği yöntemi de kullanarak bu işi çözecek.
Ne anlatıyor bu, dediğinizi duyar gibiyim. Kitabın türünü tahmin etmişsinizdir diye düşünüyorum. Absürt polisiye komedisi dersem tam anlamıyla özetlemiş olurum sanırım. Daha önce de bu tür kitaplar okudum ama onlar daha normal bir kurgu arasına serpiştirilmiş absürdlüklerdi. Bu kitap, karakterleri ve olayları ile baştan sona tuhaf ve komik.
Her şey Beşir'in, annesinin kozmonot olması yönündeki baskılarına dayanamayıp, seri katil olmaya karar vermesiyle başlıyor. Eh, ona bir kurban profili lazım. Kendisi dahi anlamındaki de yi ayrı yazanlara hiç tahammül edemiyor. Neden onları öldürmesin. Ama işler hiç planlandığı gibi gitmiyor. Evet bir katilimiz var, kurbanlar da ama Beşir olma ihtimali düşük. Peki o zaman katil kim? Okuyoruz, eğleniyoruz ve öğreniyoruz. Türü sevenlere tavsiyemdir.
Kitaplarda, yıllarca ailesinden psikolojik ve fiziksel şiddet görmüş çocukların hikâyelerini okurken, maalesef sadece bir kurgu diyemiyoruz. Biliyoruz ki bir yerlerde yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor... İnsanlığı sorguluyoruz, düşünüyoruz ama biliyoruz ki bu derece psikopatlık ve bencilliği anlamak mümkün değil.
Kitabın konusu böyle olunca hüzün ve öfke kaçınılmaz. Ama yazar kurguyu tamamen depresif bir havaya esir etmiyor. Mücadele, destek, cesaret ve umut da var. Yaralı ruhlar birbirini bulur. Ama Aktan ve Beliz'in karşılaşması çok da tesadüf değil. Öncesinde kader taşları diziyor ama bir noktadan sonra seçimler de devreye giriyor. İyileşmek nasıl mümkün olacak. Acıyı paylaşmakla, konuşup içindeki zehri akıtmakla. İkisinin de ortak noktası aile olunca birbirlerini anlayıp, şifa olabiliyorlar.
Kitabın en güzel yanı bence gençlere verilen mesajlar. İkilinin; kitaplar, teknoloji, zamanın nasıl kullanıldığı, insanların birbirine anlamsız davranışları gibi konuları içeren çok güzel sohbetleri var.
Yazarın anlatımı yalın, kurgusu çok akıcı işlenmiş. Tempo hiç düşmüyor. Olabildiğince gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmış. Özellikle kitabın başında Beliz'in hiç tanımadığı bir gence temkinli ve güvenliği düşünür şekilde yaklaşımı dikkatimi çekti. Gençlerin severek okuyacağı bir kurguda yazarın bu detaylara dikkat etmesini takdir ettim. İki günde elimden bırakamadan bitirdiğim kitap için tabiki benim de yazara bir sorum var: Bu kitap neden böyle heyecanlı bir yerinde bitti ve ikinci kitap ne zaman gelir?
Oğlum ve arkadaşlarından dolayı, erkek çocuklarının büyük çoğunluğunun bir dönem futbola ilgi duyduğunu biliyorum. Kimisinin bu ilgisi kalıcı oluyor, kimisinin de farklı spor dallarına kayıyor. Futbola ilgi duyup da Messi'yi bilmemek olmaz tabi. Kitaptaki çocuklardan Mehmet Emin kadar olmasa da bizim de bir Messi koleksiyonumuz vardı. Tüm bu ilgiden dolayı kitap futbol sever çocuklara hitap ediyor ama diğer yönleriyle de her çocuğun keyifle okuyacağını düşünüyorum.
Kitap, aynı okulda okuyup aynı mahallede yaşayan çocukların maceralarını içeriyor. Bir yanı eğlenceli bir yanıyla da Mehmet Emin'in sırrı çözülecek mi diye merakla okunuyor. Gruptaki her çocuğun ve mahallelinin lakapları var. Mehmet Emin aralarında yeni ama ona da uygun bir lakap bulmaları uzun sürmeyecek. Şöyle ki, o tam bir gol uzmanı. Atıyor ama kimse nasıl attığını anlamıyor. Top dizine, kafasına çarpıp kaleye gidebiliyor ya da direkten sekip giriyor. Yeter ki bir şekilde Mehmet Emin dokunsun. Sakar mı yoksa gol makinesi mi?
Kitap birkaç saatte keyifle okunuyor. Kendi içinde bir sona bağlandı ama devam kitabı gelir gibi de bir eksiklikle bitti. Çocuklar maçlara odaklanınca derslerden geri kaldılar. Notlarını nasıl düzelteceklerini de devam kitaplarında okuruz diye düşünüyorum.
Çakma MessiSerdar Ergün · Hayykitap Çocuk Yayınları · 202314 okunma