Yağmurlu bir Tatvan sabahından hepinize günaydın Mayıs ayı ilk okuması @kusuratyayinlari baskısı ile Serisonu Katil
Elime alınca çok farklı bir eser okuyacağımı anlamıştım çünkü @kusuratyayinlari çok farklı ve kaliteli işlere imza atan bir yayınevi.
Beşir , Mestan , müfettiş Dont,Erdem ve diğerleri...Bir mahallede art arda üç cinayet işlenir ve bunu ortaya çıkarması için yurt dışından bir müfettiş getirilir.
Beşir ve Mestan seri katil olmak isterler , bu yüzden herkes onlardan şüphelenir. Açıkçası ben bile o şekil de düşündüm. Fakat olaylar çok farklı gelişmiş ve katil çok ama çok farklı biridir. Cinayetleri aydınlatmak amacıyla dedektifin asistanı olan Beşir ile dilalogları çok ama çok eğlenceliydi.
Aynı kızdan hoşlanan Mestan ve Beşir ayrıca diğer mahalleli ile geçen diyaloglar da keza aynı şekilde kahkaha arttırıyor okuyucuya.
Yazarın kalemini çok sevdim. Çok açık ve sade bir şekilde , bol komedi, hafif polisiye , absürt tarzda bir eser yazmış. Başarılı mı ? Eğer çok başarılı.
Kitabın sonu dediğim gibi tam bir sürpriz. Bekletmeden okunması gereken bir eser Serisonu Katil.
Yeni eserlerde görüşmek üzere
Yazarın kalemi ile 4 Enişte 1 Cenaze romanı ile tanışmıştım. Okumamın üzerinden bir kaç yıl geçmiş olmasına rağmen hala ne çok güldüğümü, ne çok eğlendiğimi net hatırlarım.
Bu romana da çok güleceğim beklentisi ile başladım. Yine eğlenceli bir hikaye ama kahkahalar attırmadı bana.
Bana dil olarak Murat Menteş'in Ruhi Mücerret' ini çok anımsattı. O kitabı sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum.
Hem absürt bir komedi, hem de hafif bir polisiye arayanlara öneririm.
Akıl almaz olayların birbiri ardına yaşanması mı yoksa karakterlerin her birisinin apayrı dünyalarda, kafalarda mı olması beni güldürdü kararsızım ama orta yol olarak iki seçeneği de seçeceğim.
Yazarın okuduğum ilk eseri olmasına nazaran kalemi o kadar beni kendine çekti ki şuan ne yazsam eksik kalacak gibi hissediyorum. Öncelikle Serisonu Katil eseri hakkında söyleyeceğim şey bu nasıl bir eserdi yahu? olacak. Okurken olayın o kadar içindeydim ki acaba dedim, ben gerçekten de bu olayları yaşıyor muyum? Düşünün o kadar uyumlu, içinde hissettim.
Konusunun polisiye içermesi benim için ayrı bir keyifti ayrıca. Böyle bir üsluba sahip polisiye eseri okuduğumu söyleyemem ama beğenmedim dersem yalan olur. Özgün eserler, kalemlere açığız ve severiz ;)
Son olarak değineceğim konu karakterler olacak. Her bir karakterin iç dünyasını kafamda canlandırmak oldukça eğlenceliydi, zaten okurken olayın içinde hissettiğimi söylemiştim ve her karakterle de özel olarak konuşmalarda yaptığımı söylemeden geçemeyeceğim. Şimdi ne diyorsun Beyza? diyeceksiniz ama okuduğunuzda eminim ki bu yazdıklarımı yaşayacaksınız :)
Son olarak Birim Dont dedektifimizin uyarısını unutmuyoruz;
"Şunu aklından çıkarma Niyazi, hiçbir seri katil, cinayetleriyle bir başkasının övünmesine müsaade etmez. Ama öyle ama böyle.. Er ya da geç, onu mutlaka susturur.."
Kaleminiz daim olsun
Yukarı Galler'de tuhaf olaylar oluyor. İki kişi başına ıslak odun vurularak öldürüldü. Polis bunun bir seri katil vakası olmasından endişeli. Zengin ve elit bir kesimin oturduğu semtte bu olaylar hem tuhaf hem de acilen çözülmeli. İşin sarpa saracağını düşününce Vaşinkton'dan Efayey'in profesyonel fotokopi çeken görevlisi Dedektif Birim'i çağırıyorlar. Tokatlı eski polis memuru Birim, tabiki memleketinin çağrısına kayıtsız kalmıyor ve hemen Yukarı Galler'e geliyor. Müthiş yöntemleriyle, mesela tüm Şüphelileri bir odaya toplayıp sorguladığı Birimleme adını verdiği yöntemi de kullanarak bu işi çözecek.
Ne anlatıyor bu, dediğinizi duyar gibiyim. Kitabın türünü tahmin etmişsinizdir diye düşünüyorum. Absürt polisiye komedisi dersem tam anlamıyla özetlemiş olurum sanırım. Daha önce de bu tür kitaplar okudum ama onlar daha normal bir kurgu arasına serpiştirilmiş absürdlüklerdi. Bu kitap, karakterleri ve olayları ile baştan sona tuhaf ve komik.
Her şey Beşir'in, annesinin kozmonot olması yönündeki baskılarına dayanamayıp, seri katil olmaya karar vermesiyle başlıyor. Eh, ona bir kurban profili lazım. Kendisi dahi anlamındaki de yi ayrı yazanlara hiç tahammül edemiyor. Neden onları öldürmesin. Ama işler hiç planlandığı gibi gitmiyor. Evet bir katilimiz var, kurbanlar da ama Beşir olma ihtimali düşük. Peki o zaman katil kim? Okuyoruz, eğleniyoruz ve öğreniyoruz. Türü sevenlere tavsiyemdir.
SERİSONU KATİL
Bitti 206 sayfa..
Bir baltaya sap olamayan 19 yaşındaki Beşir seri katil olmak için araştırmalar yapar ve günlüğüne notlar alır.
Annesi astronot olmasını istiyordu. O sırada mahallesinde ıslak odunla cinayet işlenir ve katil bulunamaz. Amerika'dan Türk dedektif İstanbul'a çağrılır. Dedektif gelince bir cinayet daha işlenir. Dedektif Beşir'i yanına yardımcı seçerek olayları araştırmaya başlarlar.
Polisiye ve komedi bir arada güzel bir kitaptı.
kusuratyayinlari 'ndan çıkan duyguertürk 'ün kaleme aldığı serisonukatil kitabını severek okudum ve inceledim. Tavsiye ederim.
Kendi halinde hiçbir başarısı olmayan Beşir, izlediği bir filmden etkilenerek seri katil olmak ister. Yukarı Galler'de yaşayan Beşir, babasının onları bırakıp kaçmasından sonra annesi ile yaşamaktadır. Seri katiller hakkında araştırmalar yapar ve kendisine seri katil denmesi için bir araç arar. Bu sırada iki cinayet işlenir Yukarı Galler'de. Olayları çözmek için yurtdışından gelen dedektif Dont ve asistanı ise kendilerini komik olayların ortasında bulur.
Polisiye türünü birçoğumuz seviyoruz evet ama bu kitapta polisiyeye dair sevdiğimiz her şeyi unutun Diğer polisiyelerden oldukça farklı. Absürd komedi tarzında yazılan kitapta cinayetleri işleyeni bulmaya çalışırken karakterlerin huyları ve davranışları bizleri kahkaha tufanına tutuyor. Beşir'in annesinin, onun kozmonot olması başlayan hikaye, seri katil fikirleri ve cinayetlerle devam ediyor. Eğer bir cinayet varsa o zaman Beşir işlemiştir nasıl olsa seri katil olmak istiyor diye düşünebilirsiniz ama gerçekler oldukça farklı. Aralardaki diyologlar o kadar güzel ki büyük bir keyifle okudum. Uzun zamandır ihtiyacım olan bir kitapmış meğer. Absürd komedi tarzında polisiye okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Dublörun Dilemması'ndan beri yazılmış en harika cambazhane kaçkını roman. Yazar cümlelerle öyle takla arttırmış ki ortalık Medrano Sirki'ne dönüyor. Tam başım dönüyor, tansiyonum düşüyor biraz yavaş derken Allah'tandır iki-üç bölüm sonra ortalık biraz sakinleşiyor.
İnce roman tam bir "katil kim?" eseri. Yalnız katil hızını alamıyor ve çoklu cinayete karıştığı için serisonu katil oluyor. Deniz kenarı mal muhabetlerindeki gibi; ilk girişte soğuk ama sonra alışıyorsun gibisinden katil cinayete alışıyor.
Yazar her satırı dantel gibi işlemiş, telaş etmeden, dilim dilim mandalina yer gibi satır satır keyfine vara vara okunması, soğuk içilmesi tavsiye edilir.
Yazarın ilk kitabınıda okumuştum.O zaman başka bir soyisimle yayınlanmıştı. 4 Enişte 1 Cenaze. Buda çok komik ve çok güldüm :)))) Polisiyelerle alay ediyor.
Beşir; babası onları terkettiğinden dolayı, bir tek annesiyle, kendi halinde yukarı Galler'de yaşayan biridir. Annesi her ne kadar kozmonot olmasını istese de, O çok havalı bulduğu, seri katil olmaya karar verir. Seri katiller hakkında araştırmalar yapar ve bir profil uydurur. Tahammül edemediği ‘dahi’ anlamındaki ‘de’yi ayrı yazanları öldürecektir. Tam da bu sırada peş peşe iki cinayet işlenir. Yurtdışından dedektif Dont ve asistanı cinayetleri araştırmak için görevlendirilir. Herşey tamamdır. Ya Beşir?
Bildiğiniz bütün polisiye romanları unutun. Çok havalı bir hikaye geliyor. Yazarın ilk kitabı ‘4 Enişte 1 Cenaze’ romanını severek okumuştum. 2018 yılındaki ilk kitabına göre bu kitabı da mizah içerse de, daha çok polisiye türünde bir roman. Absürt polisiye romanı dersek daha doğru olur. Polisiye romanlarla alay eden, hem absürd komedi türünde ilerlerken katili de aratan bir eser. Gizem devam ederken bir yandan da kahkaha atarak okuyacağınız bir roman. Okurken, yazarın ayrı bir polisiye roman yazsa ne kadar merakla okutacağını düşündüm. Komedi türünde çok iyi olduğu kadar, akıcı bir kalemi de var. Romanın son sayfalarında da bir sürpriz bekliyor. Türe yabancı olanlar mutlaka okumalı. Hem polisiye, hem komedi. Daha ne olsun.
#SerisonuKatil
^
^
#alıntı
Beni yakalayamazsınız, yakalayamayacaklar. Çünkü görünmezim onların gözünde; tıpkı dünyayı sarıp sarmalayan gökler gibi.
^
Empatinin temeli olan diyalog, eğer hala hayattaysa buradan çok uzaklarda bir yerlerde nefes alıyor olmalıydı. İnsan ilişkilerinin vazgeçilmez unsurlarından bir olan sevgi burayı çoktan terk etmiş, varlığına inanan birilerinin de olduğu sıcak diyarlara göç etmişti.
^
Unutma, en fakir adam bir kuruşu olmayan değil, bir hayali olmayandır. Bunu bir kenara yaz.
^
^
@kusuratyayinlari #duyguyazıcıoğlu
Sabancı Anadolu Lisesi’nin ardından Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü’nü bitirdi. İletişim sektöründe dirsek çürütmeye 2008 yılında, Aktüel dergisinde muhabirlik yaparak başladı. Pek çok dergi ve internet sitesinde editörlük yaptıktan sonra dijital ajanslarda “Ajans İnsanı” olarak havalı bir hayat sürmeye karar verdi. Kendisi iyi bir insan ama berbat bir görümce. Bir eniştesi, birçok yengesi var.