Grange bu kitabıyla, son kitaplarındaki tarzını devam ettiriyor. Polisiyenin de bir alt türü olan; toplumu, belirgin bazı olayları, değişimi ve bu değişime olan bakış açılarını temele alan bir konusu ve işlenişi var. Kitabın sonuna kadar heyecanla ipuçlarını takip ettiğiniz, katili kovaladığınız kurgulardan değil. Çünkü gerek ele aldığı dönem gerekse sert çizgileri ve gerçekçi yaklaşımı ile doğru düzgün ipuçlarının olmadığı, dedektif Swift'in de belirttiği gibi klasik soruşturmalardan ziyade tuhaf bir korku tüneli bu.
Yazar bu sefer 1980'lerin Paris'ine, sonradan Aids olarak adlandırılan fakat o dönemde ne olduğu bilinmeyen ürkütücü hastalığın doğduğu ve yayıldığı dönemlere ışınlıyor. Bence yazarın en güçlü yanı bu, okurken kendinizi o anda, o kokuları, o sıcağı, o korkunç görüntüleri duyumsarken bulmak. Kitabın başlarındaki cinayetin sıradışı yanı sadece dehşet verici işleniş yöntemi değil, aynı zamanda öldürülen kişinin zaten birkaç günlük ya da haftalık ömrünün kalmış olması.
Ve yine tabiki olayları çözmeye çalışacak olan üç kişi, hem birbirlerinden hem de toplumun beklentilerinden oldukça uzak, sıradışı üç karakter. Aslında yazarın kurguyu renklendirmek kadar ele aldığı eşcinsellik, özgür seks gibi konulara da üç farklı bakış açısı getirmek, objektiflik yakalamak için de böyle karakterler oluşturduğunu düşünüyorum. Olaylara bakış açınızın, tıpkı Swift gibi yetiştiriliş tarzınızla da ilgili olduğunun farkına vardım mesela. Onun gibi sık sık neden diye sordum.
Kitabı ve yazarın tarzını bilerek başladığım için ilgiyle okudum, devamını da çok merak ediyorum. O yüzden sizler de bundan önce çıkan kitabıyla ilgili görüşünüzü dikkate alarak tercih edin lütfen kitabı. Çünkü ısrarla alıp sonra da hayal kırıklığını anlatanlara çok anlam veremiyorum ben.
Cehennem DiskosuJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap Yayınları · 20251,117 okunma
Yaşam hakkınızın olmadığı hatta yaşamanızın suç sayıldığı bir sistemde hayatta kalmaya çalıştığınızı düşünün. Tam on sekiz yıldır ikiz kardeşler Ava ve Mira tüm sistemi kandırarak ve tek bir birey gibi davranarak varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Fakat her planın sekteye uğradığı, hayatların geri dönülemez olarak değiştiği bir nokta vardır. İşte o gün geldi. İkizlerin varlığı ortaya çıktı. Artık kaçma zamanı ama aynı zamanda sisteme meydan okuma zamanı. Av ve avcı yer değiştirmeli.
Bir zamanların rüya ülkesi Amerika, yakın gelecekte artık tüm insanların kolundaki çiple adım adım takip edildiği ve acımasız bir şekilde uygulanan tek çocuk politikası ile yönetilmekte. Her ne kadar muazzam bir distopik kurgu olsa da her sahneyi neden olmasın diye ürperti içinde okuyoruz. Çünkü dünyadaki kaynakların tükenmeye yüz tuttuğu ve her ülkede keskin kuralların uygulandığı beklenen bir gelecek bu.
Öncelikle kitaptaki tempo hiç düşmüyor ve elinizden bırakamadan okuyorsunuz. Bir diğer güzel tarafı da hem gençlere hem de yetişkinlere hitap eden bir kurgu olması. Macera, gelişmiş teknoloji, geleceğe bir bakış ve aksiyonlu sahneleriyle film izler gibi okunuyor. Yazarlarımız da ikiz olduğu için kitaptaki kardeşlerin psikolojisi çok gerçekçi bir şekilde aktarılıyor okura. Üç kitaplık bir seri ama en güzel tarafı yayınevinin üç kitabı birlikte çıkarması. Devam kitabı da çok keyifli ilerliyor, kesinlikle tavsiyemdir.
Bir Çocuk KuralıAshley Saunders · Yakamoz - Sonsuz Kitap Yayıncılık · 202519 okunma