Kısacık bir kitap olmasına rağmen, içine bir çocuğun hayatını sığdırdığı için belki de, birçok yönden okuru etkileyen bir kitap Sadako. Öncelikle küçük kızımız Sadako'nun enerjisi, önünde uzanan geleceğin olasılıklarını gösteriyor bize. Kitabı okurken ve sonunu bilirken, okuru en çok çarpan bu oluyor sanırım. Çünkü bir çocuk bu dünyadan gittiğinde tüm o olasılıklar yok oluyor. Geleceğin en güzel parçalarından birisi siliniyor.
Diğer etkileyici ve mesaj veren yanı ise, Sadako'nun asla umudunu kaybetmemesi, yaptığı kağıttan turna kuşları ile mücadelesine devam etmesi. Onların inancına göre; bin turna kuşu katlayabilenlerin dileği kabul oluyor. Tamamen güçten düşene kadar katlamaya devam ediyor...
Kitabın sonunda, yazarın ve kitabın ortaya çıkış hikayesi var. Ayrıca bir turna kuşu nasıl katlanır, bu da görsellerle anlatılmış. Tüm bunlar ise kitabı bütünleştiren detaylar. Kesinlikle her yönüyle etkileyici ve okunması gereken bir gerçek hayat hikayesi. Sadako'nun heykelinin kaidesine kazınan şu sözler, her birimizin en büyük dileğidir eminim: "Bu bizim haykırışımız,
Bu bizim duamız;
Hâkim olsun dünyaya barış!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öncelikle kitabın; incelikle işlenmiş, alt metninde anlamlı konulara değinen, büyülü olsun ya da olmasın kitaplarla dolu kütüphanelerin varlığında kendini kaybeden insanları içine çeken, çok keyifli, dolu dolu bir kurgusu olduğunu söylemeliyim. Sihirli güçler hepimize cazip gelebilir ama bu güçler için ödenecek bedellere değer mi, işte bu tartışılır.
Kitabın ilk yüz sayfası, karakterlerle bağ kurmamızı sağlıyor ve onların mutsuzluğunun sebebi olan yalnızlığı hissedebiliyoruz. On yıldır birbirini göremeyen iki kız kardeş Joanna ve Esther. Bir de büyülü kitaplarla dolu bir kütüphaneye bağlı Kâtip Nicholas. Üçünün de kendine has büyü ile ilgili güçleri var. Fakat kötülüğün her zaman gücü ele geçirmek istediği bu dünyada, üçü de farklı yerlerde derin bir yalnızlık içinde yaşıyorlar. Artık buna daha fazla dayanamayacaklarını düşündükleri günlerde Esther yıllardır uyguladığı kuralların dışına çıkıyor. Bu da her birinin hayatında yaşanacak gerilimli ve sıradışı olayların başlangıcı oluyor.
İki kız kardeşin kavuşması ve daha önce varlığından haberdar olmadıkları Nicholas ile tanışmaları kitabın ortalarını geçtikten sonra oluyor ama oraya kadarki bölümlerde oldukça hareketli geçiyor. Birbirinden çok farklı ve ilginç dört karakterin bir araya gelmesi ve sonrasında yavaş yavaş sırların açığa çıktığı ilerleyen bölümler oldukça sürükleyici. Büyük bir keyifle okudum, kesinlikle tavsiyemdir.
"Biz kitaplarla dünyayı değiştirmek için burada değiliz, Nicholas. Bu kitapları toplamamızın bir nedeni de onları dünyadan uzak tutmak çünkü dünya gücü kötüye kullanıyor..."