"... zaman bazen hırsıza benzer. Aldığın her nefesin bir inciden daha değerli olduğunu unutmamalısın. Eğer onları akıllıca kullanırsan zamanın hileleri için endişelenmene gerek kalmaz."
Beş Kutsal Yara; katille kitabın başında tanışmanıza rağmen akıcılığından bir şey kaybetmeyen, merakla okunan kurgulardan. Sayfalar ilerledikçe katilin nedenlerine, kitaba adını veren detaylara ulaşıyoruz. Ve ilk cinayetten sonra davaya atanan dedektif Louise'in iç güdüleri ve titiz çalışması ile izlediği yollarda kitabın keyifle okunmasına katkıda bulunuyor.
Polisiye kitapların çoğunda olduğu gibi bu kitapta da Louise'in özel hayatı, geçmişi kurgunun bir parçasını oluşturuyor. Maalesef adalet için çalışanların arasında bile büyük adaletsizlikler söz konusu olabiliyor. Louise de bir önceki görev yerinden, çirkin manüplasyonlar sonucu uzaklaştırılmış ve daha da kötüsü artık başka bir yere atanmasına rağmen gördüğü psikolojik şiddet devam ediyor. Dedektifin özel hayatındaki bu kısmın kitaba hafif bir gerilim kattığını söyleyebiliriz.
Kurguda, katilin psikolojik tahlilleri de ustaca yansıtılmış. Aslında travmalar sonucu oluşturulan planın, ilk cinayetten sonra yavaş yavaş katilin içindeki karanlığı ortaya çıkardığını net olarak görebiliyoruz. Kitaptaki tasvirler de oldukça başarılı ve okurken olaylar gözünüzün önünde canlanıyor. Tempolu ve keyifli bir okuma oldu, türü sevenlere tavsiye ederim.
Beş Kutsal YaraMatt Brolly · Koridor Yayıncılık · 202599 okunma