"Belki geçmiş zaten geleceği gösterir. İstikamet, kimisi için tekerrüre, kimisi için amele bakıp kestirilebilir. Her gün aynı şeyi yapanın geçmişi geleceğiyle birdir. Değişime adım atmış olanın da geleceği bugün attığı adımlarla şekillenir. Bu yüzden belki geçmişten gelecek okunabilir.Kim bilir?"
Öncelikle, hangi yaş grubunda çocuğunuz olursa olsun, tüm anne babalara, çocukla iletişim halinde olan ve bir şekilde gelişiminden sorumlu herkese kitabı önerdiğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Kesinlikle hem yalnız olmadığınızı hissettirip rahatlatacak hem de çok pratik çözüm önerileri sunarak çocuklarla iletişiminizi keyifli hale getirecek bir kitap.
Ben kitabı okurken bu kadar eğleneceğimi düşünmemiştim. Tabiki artık oğlum büyüdüğü için geçmiş günlere bakıp, atlattık o dönemi demenin keyfi var. Ama bir yandan da yazarın olaylara, ağlanacak halimize gülelim bakış açısının da etkisi var. İki yaşındaki çocuğun bakış açısı, dolaysız düşünme şekli okurken çok eğlenceli geliyor ve en önemlisi de çocuğu anlayabilsek ne kadar kolay sorunları çözebileceğimizi gösteriyor.
Yazar kitapta, olayları bir aile örneği üzerinden anlatıyor. İki yaşında bir oğlu, on beş yaşında bir kızı olan bir anne baba ve bir de babaannemiz var. Çocuklar için bir kriz anı yaşanıyor ve sonra tarafların bu olaya bakış açılarını okuyoruz. Sonra yazar, neyi farklı yapabilirdik, bu konu en sağlıklı nasıl çözülür bunu son derece yalın bir şekilde okura aktarıyor.
Genel olarak benim kitaptan aldığım en büyük ders şu; bütün çözümlerin temeli çocuğa vakit ayırmakda ve odaklanmakda saklı. Yazar diyor ki; her birey anlaşılmak ister, anlaşıldığı yerde güvende hisseder. O yüzden çocukların da ihtiyacının bu olduğunu kavramak gerekiyor. Ayrıca elbetteki çoğu sorun kitaplarda okuduğunuz kadar kolay çözülmüyor ve bu konuda da şunu unutmayalım diye ekliyor, her zaman onarmak mümkün. Çocuğum büyümesine rağmen bu tür kitapları okumamın en önemli sebebi de budur aslında. Onararak ilerlemek her zaman mümkün.
"Bu dünyada yüreğinde sırrı olmayan tek bir kişinin bile olmadığını düşünüyorum. Bu, insanların bu dünyada yaşamaya devam etmeleri için gerekli bir şeydir."
"Yargılayan değil, anlayan anne babalar olmayı seçtiğimizde en azından bunun için çaba sarf ettiğimizde çocuklarımız için daha anlayışlı bir dünya inşa edebiliriz."