Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"... gönülleriniz dünyalık için sizden ayrılıp gidiyorsa hakikatten uzaksınız demektir; ama eğer hakikat her an gönlünüzdeyse her nereye gitseniz herkese yakın sayılırsınız. Gazap ve öfkeden kaçının; çünkü onun başlangıcı delilik ve sonu pişmanlıktır."
Bazı karakterler dikkatini ve zamanını talep eder okurun. Yalnızdır, zihni çok karışıktır ve anlaşılmayı bekler. Milhan Ziyad, işte o karakterlerden birisi. Yazarın anlatımı yoğun, çünkü Milhan'ın zihni çok yoğun. Adapte olmak, sanrılarına ortak olmak sessizlik ve dikkat gerektiriyor. Aslında kitabın başlarında yazar, karışık bir zihinle buluştuğumuzu gösteriyor, saklanan bir durum değil. Fakat sayfalar ilerledikçe, gerçek ve hayal iç içe geçiyor. Az önce okuduğunuz şey yaşandı mı emin değilsiniz. İşte böyle psikoloji odaklı, sıradışı bir içeriği var kitabın.
Milhan'ın zihni ne kadar kalabalıksa etrafı da o kadar sakin. Hayatında sabit birkaç kişi var sadece. Bir açıdan belki de içinde ulaşmaya çalıştığı sakinliği yaşamına yansıtmış. Ama hatırlanamayan, zihnin bloke ettiği bir geçmiş var ki, artık gün yüzüne çıkmak istiyorsa, sakinlik yerini karmaşaya bırakmak üzere. Hayatınız bir değişimin eşiğindeyse, tesadüfler arka arkaya sıralanır. Evren bu değişim için gerekli kişilerle ve olaylarla yollarınızın kesişmesi için çalışır adeta. Bir de zihniniz o geçmişi ortaya çıkarmak için çırpınıyorsa elinizden hiçbir şey gelmez.
Milhan'ın yaptığı tablolar, geçmişinin sırları, cinayetler... Gerçekler çoğunlukla hüzün ve acı getirir ama ortaya çıkması da kaçınılmazdır. Bir solukta okudum bitti diyebileceğiniz bir kitap değil fakat farklı ve özgün bir kurgu. Sanat ve edebiyatın iç içe geçtiği anlar en keyifli bölümlerdi benim için.
Sessizliğin ŞiddetiBüşra Nur Arzoğlu · Fantastik Kitap Yayınları · 20247 okunma