10 Muharrem 1448 özel dua
​Ya Rabbi, Ya Erhamurrahimin; ​Senin sonsuz merhametine sığınarak, Aşure Günü'nün o mübarek ikliminde huzuruna geliyoruz. Bugün yaşanmış tüm hikmetli olayların hürmetine, kalbimizdeki tüm samimi duaları senin yüce katında kabul eyle. ​Ya Rabbi! Hazreti Adem (a.s.)'ın tevbesini kabul ettiğin gibi, bizim de işlediğimiz tüm hata ve günahlarımızı bağışla, bizi temizle ve tevbelerimizi katında makbul eyle. ​Ya Rabbi! Hazreti Nuh (a.s.)'ı tufandan selamete çıkardığın gibi, bizi de hayatın çalkantılı tufanlarından, kederlerden ve bizi boğmaya çalışan dünyevi sıkıntılardan kurtar, bizi selamete ulaştır. ​Ya Rabbi! Hazreti İbrahim (a.s.)'ı ateşin içine attıklarında, o ateşi ona serin ve selametli kıldığın gibi; hayatımızdaki her türlü maddi ve manevi kötülüğün, üzerimize yönelen hasetlerin, bizi yakıp kavuran dertlerin ve nefsimizin ateşinin bize dokunmasına izin verme. Bizi her türlü şerden muhafaza eyle ve ateşlerimizi serinliğe, huzura çevir. ​Ya Rabbi! Hazreti Yunus (a.s.)'ı balığın karnından, o karanlıklar içerisinden çıkarıp selametine ulaştırdığın gibi, bizi de içinde bulunduğumuz çaresiz ve imkansız görünen durumlarımızdan, ruhumuzu sıkan dertlerimizden selametle çıkar. ​Ya Rabbi! Hazreti Musa (a.s.)’ı ve kavmini firavunun zulmünden kurtarıp denizi onlar için yol kıldığın gibi; içimizdeki ve dışımızdaki tüm firavuni nefislerden, bizi hakikatten alıkoyan tüm maddi ve manevi putlardan, özgürlüğümüze ve imanımıza kasteden her türlü engelden bizleri halas eyle. ​Ya Rabbi! Hazreti Yusuf (a.s.)'ı kuyudan çıkarıp aziz eylediğin, Hazreti Eyyüb (a.s.)’a hastalıklarının ardından şifa verdiğin gibi; bizleri de derin kuyulardan, yalnızlıklardan ve her türlü maddi-manevi hastalıklarımızdan kurtararak feraha eriştir. Ya Rabbi! Bizleri nefsimizin arzularından, gafletin
Onsuzluk yokluktur
Onsuzluk yokluktur sordun mu kendine hiç onsuz ne kalır geriye senden ve sensizlikte de olsa olur mu bir şey onda eksilen Düşünebiliyorsan eğer bir gize yoğunlaşır gibi düşün bir varlık içinde hiçlik nedir ve hiçlikten varlığa nasıl geçilir Aldanma derim sana ondan yoksun nesin ki sen güllerden bir gülken hoyrat bir elin dalından etmesin seni ya da yeşil bir yaprakken ağaçta doluya yakalanman ve salınarak düşüvermen toprağa ona ne kaybettirir O tıpkı hayat gibidir bilirsin eksilse de her dem bir şeyler kendisinden çekip gidenlere inat dur durak bilmeden büyür ve çoğalır hayat açıksa gönül gözün gaflet uykusunda değilsen şah damarın kadar yakın olur sana o ve bilmezlikte de sonsuzluk kadar senden ırak
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Bir bireyin ruhu, kendi mutlak gerçeklerine daimi inkarla ulaşır.”
"Şükret ki kalbindeki huzur daimi olsun."
1000Kitap
"Şu dünyadaki tezyînât (süslemeler), yalnız telezüz (lezzet alma) veya tenezzüh (gezinti) için değil. Çünkü bir zaman lezzet verse, firâkıyla (ayrılığıyla) birçok zaman elem (acı) verir. Sana tattırır, iştihanı açar, fakat doyurmaz. Çünkü, ya onun ömrü kısa ya senin ömrün kısadır. Doymaya kafî değil. Demek kıymeti yüksek, müddeti kısa olan şu tezyînât; ibret içindir, şükür içindir, usûl-i dâimîsine (dâimî olan asıllarına) teşvîk içindir. Başka gāyet ulvî (yüce) gāyeler içindir." Zülfikar, 10. Söz, 27
Alıntı
Kâinatta bir zerreyim Ben kendimi bilmez miyim? Zerre içinde zerreyim Ben kendimi bilmez miyim? Aşık Daimi