yaşamın çağrısına kulak tıkayamayacak kadar çok seviyorsun yaşamayı. Çağrı geldiğinde tıpkı Jack London'ın kurt olmak için uluyarak kurtların peşinden giden o köpeği gibi, uyucaksın çağrıya.
Bir insanın bir başka insana, bir erkeğin bir kadına örneğin ya da bir kadının bir erkeğe karşı duyabileceği o gizemli coşku kadar kişinin özgürlüğünü tehdit eden başka şey yok yeryüzünde. ...bu coşku adına kendini bir başkasına tümüyle vermekten kesinlikle kaçınmalısın: kendi kendini, haklarını, onurunu ve dolayısıyla özgürlüğünü unutmak demek olur yoksa.