Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yirminci yüzyılı yaşadım
Ertelenmiş bir yüzyıldı bu
Yıkık bir sur yazgımızın uydusu
Bekletir ömrü yürüyen ayla birlikte Bırakmaz günün adını koyalım.
Yanıtsız bir yaşamdı erdemimiz
Herkes içindi ve kimse içindi
Okunmamış bir yazı, umudu doyuran, Duaları düşünmek neye yarar
Kurgular tutuşturdu bacalardan.
Yirminci yüzyılı taşıdım
Tedirginliğimizin zorbalığıdır sanrılar Ve tohumun beklenmedik gürültüsüyle Çıplak su gibi yinelenir zaman Gökyüzünde usumuzun dirliği.
Aklın başarısızlığa uğradığı içtenlik
Bir şive gibidir insan, ey öldürülmüş insan
Bilinmeyen bir hayvana özgü bir ses gibi Sabırsız testi, hep dolar gibi olan
Her şeyin sese dönüşeceği bilinemez ki!
Bilip de diyenim iz yok.
Düşünerek başlamayın.
Bir şey yapılırken, başka şey düşünülür. Bu kuralı unutma! Aklı oyalamak için en iyi çaredir. Çünkü kemik, etten sonradır. Bir tabak uzatılıyorsa, hiçbir kadın ikiz doğuramaz. Ağaç silkelense yıldızlar dökülür. Yere topukla vurun, dünyanın sizden uzaklaştığını görürsünüz. Oraya yeniden geldiğinizde kimse sizi tanımaz.
Herkes işiyle, gücüyle uğraşmakta, ya da keyif sürmektedir. En iyi dize gözden kaçandır. Sözcükler arasında akrabalık yoktur.
Bütün iş fenomenlerin yaşamına girebilmekte. Bu öyle inanılmaz bir yaşamdır ki, insan bütün nesneleri duyabilir. Sınırın orada bittiğini unutma! Ölümsüzlük vardır. Gördüğümüz dünya, yemin ederim, aslına benziyor.