Sözcükler sayfalardan dışarı çıkıp kafamın etrafında dolanmaya başlamıştı. Her bir kelime sanki kaykaya biniyormuşcasına bir o yana, bir bu yana yüz seksen derece dönüyordu.
Beynim bazen uyuyakalıyormuş gibi, bir bakmışım bir şeyi gözden kaçırmışım sanki evren denen bulmacanın bir parçası düşmüş de kalan boşluğa bakıyormuşum gibi