Bir millet uyanıyor...
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 22:28
“Bir milleti yok etmek, önce hafızasını unutturmakla başlar. Geçmişini unutan toplumlar, geleceğini de başkalarının ellerine bırakır.” Tarih okumayı her zaman sevdim; ama söz konusu Mustafa Kemal ve Cumhuriyet’in kuruluş yılları olduğunda, kitapların bende bıraktığı his bambaşka oluyor. Çünkü her satırda yalnızca bir liderin hayatını değil, yok olmanın eşiğine gelmiş bir milletin yeniden ayağa kalkışını görüyorum. Ve her okuduğumda bir kez daha anlıyorum ki, bazı insanlar yaşadığı dönemin değil, geleceğin insanıdır. Yarının Adamı 2 - Gaflet, Dalalet, Hıyanet adlı bu ikinci kitapta, Con Sinov bizi yalnızca tarihsel olayların içine sokmuyor; aynı zamanda düşünmeye, sorgulamaya ve yaşananları bugünün gözünden değerlendirmeye davet ediyor. Mustafa Kemal’in içinde bulunduğu siyasi atmosferi, memleketin parçalanmaya sürüklendiği sancılı süreci ve içeride-dışarıda yaşanan kırılmaları okurken insan zaman zaman öfkeleniyor, zaman zaman hüzünleniyor. Kitap boyunca insan şu soruyu kendine sormadan edemiyor: Bir millet nasıl bu kadar büyük bir çıkmazın içinden yeniden doğabilir? İşte burada karşımıza, ileri görüşlülüğü, cesareti ve akılcı tavrıyla bir lider çıkıyor. O, yalnızca savaş meydanlarında değil; düşünceleriyle, kararlılığıyla ve milletine olan inancıyla da mücadele veriyor. Yazarın anlatımını bu kitapta da oldukça akıcı ve anlaşılır buldum. Tarihi ağır, yorucu ve uzak bir anlatı olmaktan çıkarıp adeta bir sohbet havasında aktarması kitabı daha etkileyici kılıyor. Okurken yalnızca bilgi edinmiyor; aynı zamanda o dönemin korkusunu, umudunu, çaresizliğini ve direniş ruhunu da hissediyorsunuz. En çok düşündüren şeylerden biri ise şu oldu: Geçmişte yaşanan gafletin, dalaletin ve hatta ihanetin izlerini bugün de farklı şekillerde görebiliyor muyuz? Tarih yalnızca geçmişte kalan bir hikâye değil; ders
Yarının Adamı 2 - Gaflet, Dalalet, HıyanetCon Sinov · Masa Kitap · 2023840 okunma
Nesefî, Er-REDD KİTABI
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Nesefî, Er-REDD ala Ehli Bida' ve Dalle (Heva ve Dalalet Ehline Reddiye) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki, israil oğulları yetmiş bir gruba ayrıldılar. Ümmetim de yetmiş iki fırkaya ayrılacaktır. Bir dışında onların hepsi ateştedir! Onlar da cemaattir.” [İbni Mace 3993, İbni Ebi Asım Es-Sünneh 64, Ebu Ya’la 3668] Yazar Ebu Muti‘ en-Nesefi Kitabında 72 fırkayı zikretmiş (Haricîler, mürcie, kaderiyye, kevniyye, kevseriyye, mutezile gibi) ve hepsine reddiye vermiştir. Ehli sünnet görüşü ile... Konuyla ilgilenenler için gayet doyurucu ve tatmin edici, aynı zamanda hacimli bir kitap. Bu konuda herkese tavsiye ederim.. Ama ben şu konuya değinmek istiyorum: İmanın amelden olduğu, amelin imandan olduğu, itaat ile artıp/maasiyet ile eksildiği, İMAN olmadan AMELİN olmayacağı ve AMEL olmadan da İMANIN olmayacağı icmâ olan bir konudur. Ehli sünnet âlimleri bu konuda icmâ etmiştir. Ama nesefî kitabında Haricîleri tanımlarken Onlar ameli imandan görürler demiştir. Ve Mürcie yi de hatalı ve eksik tanımlamıştır. Hâlbuki Haricîler imanı amelden değil, büyük günah işleyenleri kâfir olarak addettikleri/kabul ettikleri için haricîdir. Bunlar hatalı görüşlerdir. Ve Mürcie aslında amel ile imanı birbirinden ayırmış daha sonra maasiyetin imana zararı olmayacağı ve itaatin imana fayda vermeyeceği görüşünü benimsemiştir. Nesefî de bu görüşü benimsemiştir. Ama bu hatalı görüştür. Allah daha iyi bilir... er-Red ʿala Ehli’l-Bidaʿ ve’l-Ehvaʾi’d-Dalle Ebu Muti‘ en-Nesefi
Din İslam
er-Red ʿala Ehli’l-Bidaʿ ve’l-Ehvaʾi’d-DalleEbu Muti‘ en-Nesefi · endülüs yayınları · 20244 okunma
Reklam
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 01:32
Tarih tekerrürden ibaret mi?? Sanırım öyle. Yıl 2008; yıl 2026… değişen ne? (Hiç bir şey). Kocaman bir satrancın içinde gibi. Bir türlü (şah-mat) yapamıyoruz. Başkomutanımız ne demişti “Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” … okumayalım istiyorlar.. düşünmeyelim, konuşmayalım, sorgulamayalım, sadece denileni yapalım, gösterilene inanalım, kendi içimizde kutuplaşalım, insan onuruna yakışır şekilde yaşamayalım istiyorlar.. insan canından daha kıymetli hiç bir olgunun olmadığı şu dünyada; bu topraklarda doğup, bu bayrağın altında büyümüş ve öldüğünde yine bu bayrağın altına gömülmeyi şeref bilen insanların, sırf kendileri ile aynı düşünceye sahip olmadığı için ölmesini bile istiyorlar…
Ben Veli KüçükHikmet Çiçek · Kaynak Yayınları · 20131 okunma
Puan vermedi
Yirmi Dokuzuncu Lem’a’dan İKİNCİ BAB Bu İkinci Bab, "Elhamdü lillâh" hakkındadır. İkinci Bab ile tâbir edilen şu risalecikte "Elhamdü lillâh" cümlesini insanlara dedirten imanın sonsuz fayda ve nurlarından, yalnız dokuz tane beyan edilecektir. Birinci nokta: Evvelâ iki şey ihtar edilecektir. 1. Felsefe, herşeyi çirkin, korkunç gösteren siyah bir gözlüktür. İman ise, herşeyi güzel, ünsiyetli gösteren şeffaf, berrak, nuranî bir gözlüktür. 2. Bütün mahlûkatla alâkadar ve herşeyle bir nevi alışverişi olan ve kendisini abluka eden şeylerle lâfzan ve mânen görüşmek, konuşmak, komşuluk etmeye hilkaten mecbur olan insanın sağ, sol, ön, arka, alt, üst olmak üzere altı ciheti vardır. İnsan, mezkûr iki gözlüğü gözüne takmakla, mezkûr cihetlerde bulunan mahlûkatı, ahvâli görebilir. Sağ cihet: Bu cihetten maksat, geçmiş zamandır. Binaenaleyh, felsefe gözlüğü ile sağ cihete bakıldığı zaman, mâzi ülkesinin kıyameti kopmuş, altı üstüne çevrilmiş, karanlıklı, korkunç, büyük bir mezaristanı andıran bir şekilde görünecektir. Ve bu görünüşte insan pek büyük bir dehşete, vahşete, meyusiyete maruz kaldığında şüphe yoktur. Fakat iman gözlüğüyle o cihete bakıldığı zaman, hakikaten o ülkenin altı üstüne çevrilmiş bir şekilde görünürse de, fakat can telefi yoktur. Mürettebatı, sâkinleri daha güzel, nuranî bir âleme nakledilmiş oldukları anlaşılıyor. Ve o kabirler, çukurlar da, nuranî bir âleme girmek için kazılan yeraltı tünelleri şeklinde telâkki edilecektir. Demek imanın insanlara verdiği sürur, ferahlık, itmi’nan, inşirah, binlerce "Elhamdü lillâh" dedirten bir nimettir. 649 / 655 Sol cihet: Yani, gelecek zamana, felsefe gözlüğü ile bakıldığı zaman, bizleri çürütecek, yılan ve akreplere yedirip imha edecek, zulümatlı, korkunç, büyük bir kabir şeklinde görünecektir. Fakat iman gözlüğüyle
Din
Lem'alarBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 20115,7bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 14:29
Çünkü, bugünkü Türkiye, ( aynen 150 yıl önceki Osmanlı gibi) alınan dış borçlar, ekonomide rasyonel bir biçimde kullanacak yönetim kadrosundan ve siyasal yapıdan yoksundur.
Araştırma-İnceleme
Gaflet Dalalet HıyanetYılmaz Dikbaş · Toplumsal Dönüşüm Yayınları · 200115 okunma
Puan vermedi
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkan ve şerait, çok namusait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! M. Kemal ATATÜRK
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parodi Yayınları · 202434,4bin okunma
Reklam