Durmuş Ali ÖZBEK

Durmuş Ali ÖZBEK
@dalice
64 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
DURUŞMA VE KAVUŞMA
Kentin gri betonlarının arasında, adliyenin loş koridorlarında, her gün aynı telaş hüküm sürerdi. Dava dosyaları masalarda birikir, avukatlar koşuşturur, müvekkiller umutla ya da çaresizlikle beklerdi. Ama o gün, Sema için farklıydı. Onun için bu, sadece bir dosya değildi; yılların yükünü taşıyan, içini kemiren bir hikâyeydi. Sema, genç bir avukattı. Henüz otuzlarının başında, idealist ama hayatın sert köşeleriyle yeni yeni tanışıyordu. Üstlendiği boşanma davası, on iki yıldır kapanmamış bir yara gibiydi. Müvekkili Ayşe, bir zamanlar sevgiyle başladığı evliliğini bitirmek için on iki yıl önce yola çıkmış ama dava bir türlü sonuçlanmamıştı. Koca, başka bir şehre gitmiş, çocuklar bölünmüştü. Kızı babayla, oğlu anneyle kalmıştı. Yollar ayrılmış, hayatlar kopmuştu. Ayşe, oğlunu büyütürken kızını sadece rüyalarında görmüş; baba, kızına sarılırken oğlunun kokusunu unutmuştu. Sema, dosyayı ilk eline aldığında hissettiği ağırlığı hâlâ hatırlıyordu. Kâğıtlar sadece hukuki terimlerle dolu değildi. Her satırında bir ailenin dağılmış parçaları saklıydı. Ayşe’nin gözlerindeki keder, Sema’yı uykusuz bırakmıştı. Ayşe, sesi titreyerek “Onları bir kez daha görmek istiyorum.” demişti. “Kızımı, oğlumu… Bir anne nasıl dayanır bu hasrete?” Duruşma günü geldiğinde, adliyenin üçüncü katındaki küçük salonda hava ağırdı. Sema, müvekkili Ayşe’nin yanında, dosyalarını düzenliyordu. Karşı tarafın avukatı, bir köşede müvekkiliyle fısıldaşıyordu. Hâkim, masasında dosyayı inceliyor, kâtip klavyede notlar alıyordu. Salonun kapısı açıldığında, önce bir gölge düştü içeri. Sonra bir adam, ardından genç bir kız ve bir delikanlı. Ayşe’nin nefesi kesildi. Sema, müvekkilinin elini sıkıca tuttu. O an, zaman durdu. Salonun sessizliğini bir fısıltı bozdu önce; Ayşe’nin dudaklarından dökülen bir “Oğlum…”
Edebiyat