Senden" diyordum. "Seninle" diyordum. "Senin için" diyordum. Şimdi sensizim. Seninle olmamın haksızlığını öğrettin bana. Artık senin için yazamam bile. Bana kendi idam hükmümü imzalattığın kalemi kırıyorum.
Karanlık yaklaşıyor, bak, dinle gecenin ayak seslerini. Fakat korkma benimle beraber kapından içeriye gece değil, bir başka sabah girecek. Bu da benim sabahım, bizim sabahımız. İşte! Elimi kapının ziline uzatıyorum, üç defa çalıyorum. Kapıyı açıyorsun, kucaklaşıyoruz. Her yerimiz apaydınlık. Gece ve karanlık dışarıda kalıyor.
Ölmedim işte. Ölemedim. Demek ki yaşamam gerekliydi. Bir gizli kuvvet olmalı bizi yaşatan. Yaşamakla ölmek arasındaki maceramızı düzenleyen, çaresizliğimizi her yerde yüzümüze tokat gibi indiren bir büyük kuvvet olmalı. Şimdi seni daha çok seviyorum. Meğer ölüm senin kadar güzel değilmiş. Şimdi güzelliğin daha yakıcı, daha alımlı. Bütün neden'ler senin için yaşamayı gerektiriyor şimdi.